KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4555 E., 2013/20155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/03/2012 tarih ve 2009/187-2012/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 20 Temmuz 2005 tarihinde kurulmuş olup, o tarihten bu yana yazılım sektöründe faaliyet gösterdiğini ve hizmet tanıtımını www.ideateknoloji.com.tr adlı web adresi aracılığıyla yaptığını, ayrıca "İdea Teknoloji Çözümleri" markasının müvekkili adına 2007 44875 tescil numarasıyla tescilli olduğunu, davalı şirketin de müvekkili şirketin ticaret unvanına çok benzeyen unvanı adı altında 19.01.2006 tarihinden bu yana yazılım sektöründe faaliyet gösterdiğini ve hizmet tanıtımını www.ideateknoloji.com adlı web adresi aracılığıyla yaptığını, tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi,
ticari unvanlarının İdea Teknoloji ile başlaması, müvekkili şirketin markasını davalının marka tescili olmaksızın kullanması, web adreslerinin de benzer olması nedeni ile iki şirket arasında iltibasa yol açtığını, müvekkili şirketin hem ticaret unvanına hem de markasına tecavüz teşkil ettiğini, ileri sürerek haksız rekabetin ve markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, davalının müvekkilinin ticaret unvanına ve markaya tecavüzün men'ini, davalının ticaret unvanından "İDEA TEKNOLOJİ" ibaresinin ticaret sicilinden terkinini,
davalının "İDEA TEKNOLOJİ" ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden herhangi bir emtia imalatı ve satışının yapmasının, yaptırmasının önlenmesini, bu marka veya tanıtma vasıtası taşıyan bilcümle emtianın davalıya ait yerlerden ve ticari gaye ile bulundukları her yerden toplanmasını, imhasını ve 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine 2004 yılında...' e ait şahıs şirketinde İdea Teknoloji ibaresini kullanarak başladığını, ticari faaliyet alanının genişlemesi ve büyümesi nedeni ile daha sonra 09.01.2006 tarihinde limited şirket olarak kurulduğunu, müvekkili şirketin...'e ait şirketin hem müşteri çevresi hem de hizmet faaliyetleri ile devamı niteliğinde olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin uzun süre sessiz kalıp davayı açmasının kötüniyetli olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari unvanının 19 Ocak 2006 davacının ticari unvanının ise 30 Temmuz 2005'de tescil edildiği, aynı ibareden oluştuğu, davacı markasının ise 20/08/2007 tarihinde tescil edilmiş ise de davalı şirketin kurucusu...'in "İdea Teknoloji Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri" ibaresini 22/10/2004 tarihinden itibaren faturalarda kullanmaya başladığı ve davacının tescili gerçekleştirdiği 2006 yılında şahıs şirketini 30/12/2006 tarihli devir sözleşmesi ile kurucusu olduğu davalı şirkete devrettiği, davalının önce şahıs şirketi, daha sonra ise limited şirket olarak ibareyi ticari unvan ve marka olarak davacıdan 2 yıl önce kullanmaya başladığı ve kullanmanın kesintisiz devam ettiği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, tescilli ticaret ünvanı ve marka hakkına dayalı olarak davalının ticaret unvanının terkinini talep etmiştir. Her ne kadar davalının önceye dayalı kullanımı nedeni ile tecavüzün giderilmesi ve tazminat taleplerinin reddi gerekir ise de, davacı davalının ticaret unvanından daha önce tescil ettirdiği ticaret unvanının verdiği koruma hakkından yararlanarak davalının sonradan tescil ettirdiği ve iltibas yaratan ticaret unvanının terkinini talep edebilir. Mahkemece, bu hususta yanılgıya düşülerek terkin davasının da yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4555, K. 2013/20155, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama