KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4822 E., 2013/8816 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2013
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2010 gün ve 2007/483-2010/93 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2012 gün ve 2012/9571-2012/15171 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin yakın bir arkadaşının tavsiyesiyle birikimlerini değerlendirmek amacıyla davalı bankanın ...
Şubesi Müdürü ...'a müracaat ettiğini ve bankadaki makam odasında 160.020,00 Euro’yu şube müdürüne döviz mevduat hesabı açılması için teslim ettiğini, şube müdürü tarafından anılan miktarın alındığını gösterir imzalı kaşeli belgenin müvekkiline verildiğini, ancak mesai saatinin bittiği gerekçesiyle hesap cüzdanının paranın teslimi anında verilmediğini,
daha sonraki tarihlerde müvekkili hesap cüzdanını almak için bankaya gitmiş ise de her seferinde davalı bankanın şube müdürünün kendisini oyaladığını ve güven telkin etmek amacıyla müvekkiline 4 adet çek ve iki ayrı ipotek belgesi vererek hesap cüzdanını bulduğunda bunları geri alacağını söylediğini, anılan şube müdürünün emekli olduğunu duyunca da müvekkili tarafından savcılığa şikayette bulunulduğunu, banka şube müdürü hakkında kamu davası açıldığını, davalı bankanın hem ticari mümessillik hem de istihdam edenin sorumluluğuna ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğunu,
davalı bankaya ihtarda bulunulmasına rağmen müvekkilinin uğradığı zararın karşılanmadığını ileri sürerek, 160.020,00 Euro alacağın temerrüt tarihinden itibaren bankanın Euro döviz mevduatına uyguladığı faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacı tarafından bankaya yapılmış bir mevduat tesliminin olmadığını, davacının banka müdürü ile girdiği kişisel borç ilişkisi nedeniyle davaya konu parayı banka müdürüne teslim ettiğini, davacı ile banka müdürü arasındaki kişisel ilişkiden dolayı müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4822, K. 2013/8816, 2 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama