KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/4841 E., 2013/20941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 10 yıldır devam eden Türkiye Genel Distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafça herhangi bir haklı gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin 30/06/2004 tarihinde sonlandırıldığını, sözleşme gereğince, davalının başka bir şirketi cihaz ve yedek parça göndermesi ve davacıya ait olan yetkileri 3. bir şirkete vermesinin mümkün olmadığını, buna rağmen davalı şirketin, Ekol Tıbbi Ürünler Ltd.
Şti. ile anlaşarak, bu şirkete mal göndererek, davacıyı bu ürünlerin satışından vs hizmetlerden doğan kazançtan yoksun bıraktığını, sözleşme feshedilmeden davacı tarafından verilen siparişlerin davalı tarafından teyit edilmesine rağmen gönderilmediğini, davacının bu malların satışından elde edilcek kârdan da mahrum kaldığını, ayrıca davacının, davalının ürünlerini tanıtım, satışlarını arttırmak gayesiyle fuarlara katıldığını, bu nedenle 24.000 EURO masraf yaptığını ileri sürerek anılan bedelin, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL yoksun kalınan kârın ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, 12.01.2004 tarihli temsilcilik belgesi ile davacıya sınırlı olarak sayılan yetkilerin, 30/06/2004 tarihine kadar verildiğini, siparişleri teyit edilen malların, davacının daha önce satın aldığı mal bedellerini ödenmemesi gerekçesiyle gönderilmediğini, davacıya fuara katılması konusunda bir talimatı olmadığı gibi, fuara katılım giderlerinin ödeneceğine dair bir taahhüddünün de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen hukukçu bilirkişi raporuna göre, davanın 818 Sayılı Yasanın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi niteliğindeki sözleşmenin süreli olarak düzenlendiği ve sürenin bitiminde birkaç kez yapılan yeni sözleşmelerle yenilendiği, son olarak davacıya verilen satım yetkisinin 30/06/2004 tarihinde belirlenen sürenin dolması ile kendiliğinden sona erdiği,
bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde fesh edildiğinden bahsedilemeyeceği, sözleşmede davalı şirketin başka bir firmaya da mal satışını yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, davacının bundan dolayı kâr mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, ancak davacı tarafından sözleşme süresinin bitiminden önce davalıya sipariş edilen ve davalı tarafından da onaylanan siparişlere konu malları, davalının davacıya göndermek zorunda olduğu,
davacının, bu siparişlere konu malların gönderilmemesi sebebiyle doğan kâr mahrumiyetini talep edebileceği, bu kalem talep edebileceği zararının 18.299,67 TL olduğu gerekçesiyle davacının kâr mahrumiyeti tutarının 18.299,67 TL olarak tespiti ile davacı tarafından talep edilen 1.000 TL'nin taleple bağlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont (avans) faizi ile tahsiline, davacının, davalının fuara katılması yönünde talimatı buluduğunu ispatlayamadığı,
taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshinden bahsedilmeyeceği gerekçesiyle davacının fuar katılım giderlerine ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının süresinde ödenmediğini iddia ettiği faturaların üzerinde, ödeme şartları kısmında “ 60 gün net” ibaresinin kayıtlı olmasına ve davalının davacıya gönderdiği 05/07/2004 tarihli ihtarında faturaların ödeme tarihi olarak, fatura tanzim tarihine 60 gün ilave edilmek suretiyle belirlenen tarihlerin gösterilmiş olmasına ve davalı tarafından siparişleri onaylanan ancak davacıya gönderilmeyen malların sipariş teyit tarihi olan 13.04.2004 tarihinde faturaların ödeme tarihinin gelmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/4841, K. 2013/20941, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama