KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/515 E., 2013/17783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.11.2012 tarih ve 2012/85-2012/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazını teminat göstererek davalı Bankadan kredi kullandığını, taşınmazın davalı ...Ş. nezdinde sigortalandığını, çıkan yangın sonucu 30.000,00 TL'nin üzerinde hasar meydana geldiğini, davalı sigortacının sadece 7.180,00 TL tutarında ödeme yaptığını, gerekçe olarak taşınmazın işyeri olmasına rağmen mesken niteliğiyle sigortalanmasının ileri sürüldüğünü, oysa sigorta işlemi yapanın davalı banka olduğunu, teminata konu taşınmaz üzerinde tüm incelemeleri yaptığını, toplanan belgelerde taşınmazın işyeri olduğunun açıkça belli olduğunu,
poliçenin hazırlanması esnasında müvekkilinin hiç bir katılımının bulunmadığını, tüm işlemlerin davalı bankaca yapıldığını, davalı bankanın hem sigorta ettiren ve hem de acente sıfatı ile zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.500,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili müvekkilinin diğer davalının acentesi sıfatıyla hareket ettiğini, doğrudan hasım gösterilemeyeceğini, sigortalanan yerin iş yeri olduğunun davacı tarafından gizlendiğini, gerçek durumunu bildirmenin davacının yükümünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, yapılan inceleme sonucunda davacının işyerinde 14.669,25 TL hasar tespit edildiğini, ancak işyerinin konut olarak bildirilmiş olmasından dolayı alınması gereken primin alınan prime oranlanması ile bulunan 7.180,00 TL'nin davacıya ödendiğini, hasar bedelinde yapılan indirimin davacının şartlara uygun davranmamasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmazın sigortalanması sırasında bankaca yapılan incelemede; davacıya ait taşınmazın dükkan olduğu, tüm ekspertiz incelemelerinde dükkan olarak görüldüğü ve bu hali ile sigorta ettirildiği, başlangıçtan itibaren sigortalı taşınmazın iş yeri olduğunun davalı bankaca bilindiği, bu sebeple davalının bilgilendirme yükümünün gereği gibi yerine getirilmediği savunmasına itibar edilmediği,
davalı bankanın kredi kullandıran kurum olarak iş yeri olduğunu bildiği halde sigorta poliçesinin yapılmasında aracılık ettiği, Ak Sigorta A.Ş.'nin zarar bedelini ödemekten kaçınmasına rağmen bu davalı hakkında yasal yollara gitmeksizin ödenmesini sağlamadığı, zararın karşılanmasına engel olduğu, bu konuda kusurunun bulunduğu, gerekçesiyle Akbank T.A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 7.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reoskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalı hakkında açılan davanın kesinleşmesi nedeni ile yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/515, K. 2013/17783, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama