KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5171 E., 2013/14504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.10.2011 tarih ve 2011/44-2011/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Daewoo marka araçların bayiliğini alabilmek amacıyla davalı banka ile "Daewoo Tüketici Kredi Sözleşmesi" imzaladığını, 09.02.1997 tarihli 15 araçlık 32.506.372.214 TL'lik faturayı davalıya verdiğini, davalı bankanın satış bedelini satıcı firmaya ödemesine rağmen satıcının araçları davacıya teslim etmediğini, kredi borcunu müvekkilinden tahsil eden bankanın araçlar üzerinde rehin tesis etmeden ve araçların teslimini sağlamadan satıcıya ödeme yapmasının kredi sözleşmesi, Bankalar Kanunu, 4077 Sayılı Yasa ve MK'nun 2'nci maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen 57 milyar TL'nin davalı bankadan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı ilk kredi işleminde de rehin işlemleri yapılmadan kredi bedelinin satıcı firmaya havale edilmiş olduğu, ilk kredi işleminin sorunsuz sonuçlanmasının ihtilafa konu 2. kredi sözleşmesinde davalı bankanın sorumluluğunu tamamıyla bertaraf etmediği, bağlı kredi ilişkisi içinde sözleşme ile birlikte havale talimatı alınmasını öngören ve bu talimata dayanarak davacının zarara uğramasını gözardı ederek,
rehin tesis edilmeksizin ödemede bulunan davalı bankanın, taraflar arasındaki tüketici kredisi ilişkisi içinde davacı tarafta uyandırdığı güven çerçevesinde davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, taraflar arasında tüketici kredisi ilişkisi bulunmasa dahi davacının tacir sıfatı gereği yükümlendiği basiretli işadamı gibi davranma yükümlülüğüne uygun davranma yükümlülüğünü kaldırmadığı, davacının %40, davalının %60 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 34.200,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5171, K. 2013/14504, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama