KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5239 E., 2013/20180 K.·(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2010/239-2012/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski yönetim kurulu üyeleri olduklarını, ayrıca davalılardan ... ile ...'un 20.03.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile müvekkili şirketi üç yıl süre ile müşterek ve çift imza ile temsile yetkili kılındıklarını, 2008 yılı olağan genel kurul toplantısında seçilen Hesap Tetkik Komisyonu üyeleri tarafından yapılan incelemede, davalıların şirketin amaç ve konusu dışında fahiş fiyattan usulsüz harcamalar yaparak, şirketin zararına sebebiyet verdiklerinin anlaşıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla TTK 309 vd maddeleri gereğince, 10.000 TL tazminatın zararın gerçekleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TTK'nın 275. maddesi gereğince konusu kamu hizmeti olan anonim şirketlerin esas sözleşmeye koyacakları hükümle devlet, il, belediye gibi kamu tüzel kişilerine yönetim kurullarında temsilci bulundurmak hakkını verebilecekleri, somut olayda da bu şekilde yönetim kurulu ataması işleminin gerçekleştirildiği, davalıların davacı şirketin ortağı olan belediyelerin temsilcisi olarak yönetim kurulu üyeliği görevini icra ettikleri, aynı madde hükmü gereğince davalıların yönetim kurulu üyesi olarak yaptıkları faaliyetlerden doğan sorumluluğun ilgili kamu kurumuna ait olduğu,bu kişilerin kendilerini değil belediyeyi temsilen üyelik yaptıkları ve bu haliyle yönetim kurulu üyelerine bu sıfatları gereğince sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış sorumluluk davasıdır.
Mahkemece, mülga 6762 sayılı TTK'nın 275. maddesi gereğince, davalıların davacı şirketin ortağı kamu tüzel kişileri tarafından atanan yöneticiler oldukları, bu nedenle davalıların yönetim kurulu üyesi olarak yaptıkları faaliyetlerden doğan sorumluluğun ilgili kamu kurumuna ait olduğu, bu haliyle yönetim kurulu üyelerine bu sıfatları gereğince sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyada şirket ana sözleşmesinin tamamı bulunmadığı için şirket ortaklarının kamu tüzel kişileri tarafından atanıp atanmadıkları anlaşılamadığı gibi, tüm sicil dosyası getirtilmediğinden davalıların genel kurul kararıyla seçilip seçilmedikleri de anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, şirket ana sözleşmesinin getirtilmesi ve varsa davacıların seçimine ilişkin genel kurul tutanak örnekleri celbedilerek, davalıların atanmış mı veya seçilmiş mi yöneticiler olduğu belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5239, K. 2013/20180, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama