KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/5796 E., 2013/20219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.09.2012 tarih ve 2010/235-2012/336 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili şirket adına davalı bankanın Gebze Şubesi'nde 18153039 nolu hesabın açıldığını, şirket müdürünün ...'ın olduğunu buna ilişkin belgelerin bankaya ibraz edildiğini; davalı bankanın davacı şirketin hesabında bulunan 53.814,49 TL'yi davacı şirketin ortağı olan ...'a herhangi bir talimat ve vekalet olup olmadığına bakılmaksızın ödendiğini, şirketin bütün işlemlerinin her zaman ... tarafından yapıldığını ve diğer ortak ...'a ödeme yapılmaması gerektiği gibi yapılan ödemeden bankanın da sorumlu olduğunu ileri sürerek davalı banka tarafından diğer davalıya davacının hesabından yapılan 53.814,49 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın, diğer davalının çektiği paralardan haberdar olduğu ve rızası dışında ödeme yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının banka çalışanlarının güvenini sağlayarak mevduat hesabında işlem yapan şirket ortaklarının bankadan haksız kazanç elde etmek amaçlı olarak hareket ettiklerinin kuvvetle muhtemel olduğunu, hesabın ilk önce diğer davalı adına açıldığını daha sonra ...’a ait imzanın ikmal edildiğini, firmanın fiilen diğer davalı tarafından idare edildiğini, yapılan işlemlere uzun süre sessiz kalındığını, bu işlemlerden haberdar olunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin temsil yetkisine ilişkin olarak davalı bankaya verilmiş talimat ve ibraz edilmiş belgelere göre davalı bankanın gerekli özeni göstermeyerek temsil yetkisi olmayan diğer davalı şahsa ödeme yapmış olup temsilcinin bankada yaptığı bir işlem nedeniyle durumu öğrendiğinin ve zımnen rıza gösterdiğinin kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun görülmediği gibi bankaya verilen talimata uygun işlem yapılacağı güveni de gözetildiğinde bankada yapılan her işlemde şirket adına bütün hesap hareketlerinin de kontrol edilmesi sorumluluğunun yetkili temsilciye
yüklenmesinin sorumluluk hukuku ile bağdaşmadığı, ihtarnamenin 26/09/2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede tanınan 7 günlük süre de gözetildiğinde temerrüt tarihinin 08/10/2007 olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 53.814,49 TL'nin 08/10/2007 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselesilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava tazminat istemine ilişkin olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı bankanın şirket müdürüne ödeme yapması gerekirken, şirket müdürü olmayan diğer davalıya ödeme yapması kural olarak banka yönünden kusur teşkil eder ise de dava konusu hesabın şirketin iki ortağı tarafından birlikte açılması olgusu ve usulsüz olduğu iddia edilen ödemelerden sonra da şirketin diğer ortağı ve müdürü olan dava dışı ... tarafından hesaptan para çekişleri yapıldığı,bilirkişi raporuna göre usulsüz olduğu iddia edilen işlem tutarları da nazara alındığında hayatın olağan koşulları uyarınca şirketin bu para çekişlerinden haberdar olduğunun ve işlemlere icazet verdiğinin kabulü gerekir.
2- Kabule göre de usulsüz işlemleri yapan davalının, şirketin diğer ortağı olmasına göre müterafik kusur yönünden değerlendirme yapılmamasıda doğru olmamıştır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5796, K. 2013/20219, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama