KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/580 E., 2013/17787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2012 tarih ve 2011/183-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ipod ürününe ilişkin üç boyutlu şekil markasının tescili için başvuru yaptığını, davalının başvuruya konu şekil markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesin atfıyla 5'inci maddesi kapsamına girmediği gerekçesiyle istemi reddettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na yaptıkları itirazın da kabul görmediğini, oysa anılan şekil markasının 556 sayılı KHK'nın 5'nci maddesi kapsamında tescil edilemeyecek işaretler arasında yer almadığını, zira müvekkili başvurusuna konu şekil markasının tasarımı ile piyasada yer alan MP3 çalarlardan önemli ölçüde farklılaştırıldığını,
müvekkili ürününe özgü formlar içerdiğini, üç boyutlu şekilde ayırdediciliğin daha fazla olduğunu, dava konusu markanın mutlak red nedenleri kapsamındaki incelemeyi geçerek menşe ülkesinde ve bir çok ülkede tescil edildiğini, davalı işleminin Paris Konvansiyonu 4'ncü mükerrer 6'ncı maddesine de aykırı bulunduğunu, "ipod" markasının tanınmış olduğunu, bu tanınmışlığı markanın birebir kullanımından çok marka ile özdeşleşmiş olan ve dava konusu marka başvurusunda yer alan ürün şeklinin sağladığını, bu haliyle de ayırdedicilik kazandığını,
bu durumda 556 sayılı KHK'nın 7/son maddesi uyarınca da tescil talebinin reddedilemeyeceğini ileri sürerek TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 2011-M-2575 sayılı kararının iptalini, 2010/38554 sayılı "şekil" marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesine göre aynı KHK'nın 5'nci maddesi kapsamına girmeyen işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, marka olarak tescil edilecek şeklin hem ayırdedici özelliğinin hem de ayırt ettiği mal ve hizmetlerin ayırdedici niteliğe sahip olması gerektiğini, davacının tescil istediği şekil markasının cins/vasıf bildirdiğini, cihaza özgünlük kazandıracak, ayırdedicilik sağlayacak her hangi bir unsurun ilave edilmediğini, bu haliyle ayırdediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, üç boyutlu görselin teknik özellikler çerçevesinde, "metin, veri, görüntü, video ve ses dosyalarını kaydetmek, düzenlemek, iletmek, el ile çalıştırmak ve gözden geçirmek için taşınabilen ve elde kullanılabilen dijital elektronik cihazlar" emtialarında cins/vasıf bildirmediği, ayırt edici bir niteliği bulunduğu, tüketicinin davacı firmaya ait iPod markası ile eşleştireceği, 556 s. KHK'nın 7/1-a maddesi kapsamında söz konusu işaretin tescil edilebilir nitelikte bir işaret olduğu, MP3 çalar ürünlerinin tasarım olarak birbirlerinden oldukça farklılaşabildiği,
dava konusu şeklin bütünsel olarak bağımsız bir ayırt ediciliğe sahip olduğu, dava konusu üç boyutlu şeklin başvuru tarihinden öncesinde davacıya ait iPod markalı ürün olarak Türkiye ve tüm dünyada çok sayıda satışının gerçekleştirildiği, iPod ürünlerinin ve şeklinin ilgili tüketici kitlesi nezdinde tanınmış olduğu, şeklin elektronik cihazlar dışında bir ürün üzerinde kullanılsa dahi tüketicinin bu işareti davacıya ait bir marka olarak algılayacağı, bu şekilde kullanılan şekil markasının 556 s. KHK'nın 7/son maddesi anlamında kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı,
gerekçesiyle davanın kabulüne, TPE YİDK'nun 2011-M-2575 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/580, K. 2013/17787, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama