KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6145 E., 2013/21438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2012 tarih ve 2010/1086-2012/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili ve ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıların ortağı olduğu “DNA Sağlık Hizmetleri A.Ş.”'ye 30.000 USD karşılığında %5'er hisseyle ortak olmaları konusunda davalılarla anlaşma yaptığını, bu anlaşma gereğince paranın kendilerine teslim edildiğini, 25.08.2006 tarihinde ticaret odasından aldıkları cevapta ortak yapılmadıklarını öğrendiklerini, davalıların haksız olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 30.000 USD'nin davalılardan 27.08.2003 tarihinden itibaren faiziyle müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 09.05.2005 tarihinde davacıların ortak olarak kabul edildiğini, sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., hisselerini 06.05.2005 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, sorumluluğun bu kişiye ait olduğunu, alınan paradan haberi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacıların 09.05.2005 tarihinde ortak yapıldığını, parayı müvekkilinin almadığını, sözleşme tarihinde şirketi temsile yetkili kişilerin diğer davalılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 04.10.2010 tarih, 2009/3494 Esas, 2010/9652 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahkemenin 30/12/2008 tarihli hükmünü temyiz etmeyen ... tarafından hüküm altına alınan bedel ve yargılama giderlerinin davacı tarafa ödendiği, böylece davacı açısından davanın konusuz kaldığı,
ancak hükmü temyiz eden diğer davalılar yönünden bozma ilamı gereğince yapılan araştırmalar sonunda davacı tarafın isteminin kabulü gerektiği, böylece davalılar arasındaki iç ilişkide değerlendirilmek üzere hüküm kurulmasının nizanın çözülmesi yönünden önem arz ettiği, bu nedenle her ne kadar dava konusuz kalmış ise de davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, ancak davalıların iç ilişkisi ve yargılama giderleri yönünden açıklayıcı anlamda olmak üzere hüküm kurularak,
davalı ... açısından mahkemenin 30/12/2008 tarihli hükmü kesinleşmiş olmakla (ayrıca davanın konusuz kalması nedeni ile) karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ... ve ... açısından (davanın kabulüne denilmesi gerekmekle birlikte) davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... vekili ve ... temyiz etmiştir.
Davacılar, dava dışı şirkete ortak olmak için ödedikleri bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmektedirler. Mahkemece verilen davanın kabulüne dair 30.12.2008 tarihli önceki hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz olunmaksızın kesinleşmiş ve adı geçen davalı tarafından, dava konusu tutar davacılara ödenmiştir.
Bu nedenle davanın hükmü temyiz etmeyen davalılar bakımından konusuz kaldığı açık olup mahkemece de davalılardan ... ve ... aleyhindeki davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karar esas itibariyle yerindedir. Ancak, uyulan bozma ilamında vurgulandığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davadışı şirketin pay senedi çıkarmış olduğu, bu olguyu kanıtlama yükü üzerinde bulunan davacılar tarafından ispatlanamamıştır.
Bu durumda, bozma ilamında belirtildiği biçimiyle taraflar arasında varlığı uyuşmazlık konusu olmayan hisse devri konusundaki sözleşmeden davalıların haklı bir neden olmaksızın dönmelerine olanak bulunmadığı ve davalıların bu yolda bir fiillerinin de bulunmadığının anlaşılmasına göre, işbu istirdat davasının haklı nedenlere dayalı olduğundan söz edilemez.
Şu halde, mahkemece, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden mümeyyiz davalılar ... ve ...’ın sorumlu tutulmalarına karar verilmesi yerinde olmamış, uyulan ve mümeyyiz davalılar lehine kazanılmış hak teşkil eden bozma ilamına aykırı nitelikteki yerel mahkeme kararının temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6145, K. 2013/21438, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama