KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6199 E., 2013/21294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/55-2012/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete çek karnesi verdiğini, davalıya Bakırköy 19. Noterliği aracılığı ile gönderilen 03.02.2012 keşide tarihli 4712 yevmiye nolu ihtarname ile tedavülde olan çek yaprakları ile ilgili toplam 27.250,00 TL borçlu olduğunun ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından söz konusu bedelin yatırılmadığını, çekilen ihtara karşın söz konusu bedelin davalı tarafın depo edilmediğini, 5431 sayılı Çek Kanununun 3. maddesi gereğince karşılıksız çekten dolayı muhalap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarların,
hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterini teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi sözleşme hükmünde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile çek sorumluluk bedeli 30.000,00 TL'nin davalı tarafından davacı bankanın faiz getirmeyen bir hesabına depo edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket hakkında açılan davanın hukuki dayanağı bulunmadığını., davacı bankanın, müvekkili şirketten henüz yazılıp yazılmayacağı şüpheli bulunan çeklere ilişkin yasal sorumluluk miktarlarını talep ettiğini, bankanın müvekkili şirket tarafından keşide edilen ve karşılıksız çıkması halinde karşılıksız çıkan her çek yaprağından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen çek karnelerinin dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davacı .... vekiline 07.02.2013 tarihinde davalının temyiz dilekçesi ise 12.02.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hüküm HUMK'nın 432/1. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 27.02.2013 günü katılma yoluyla temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4'üncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3\4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, mahkemece çeklerin dava tarihinden önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan yargılama giderlerinin buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6199, K. 2013/21294, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama