KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6607 E., 2013/21702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.01.2013 tarih ve 2010/117-2013/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin yurt dışında yaşadığını, davalı banka nezdinde hesapları bulunduğunu, bu hesaplarda işlem yapmak üzere davacı ...’in babası ve ...’in eşi olan dava dışı ...’ya yetki verdiklerini, ...’nun 16.06.2009 tarihinde davalı bankaya giderek 2006 yılında Muazzes’in annesi ...’e devrettiği hesaba ait işlem ve faizi işletmek istediğini, 2 adet kendisine, 1 adet eşi ...’e ait banka cüzdanını görevliye verdikten sonra görevlinin kendine ait cüzdanları işleyerek iade ettiğini,
diğer defterin ise dolduğu için yenisi verilmesi gerektiğini söyleyerek eski cüzdanı yırttığını ve yeni cüzdanı işlemek için makineye koyduğunda elektrikler kesildiği için işlemin ertesi gün yapılacağını söylediğini, ertesi gün bankaya gittiğinde ise ...
Yolcu adına hesap bulunmadığının bildirildiğini, ancak ...’nun 13.08.2008 tarihinde eşi ...’e ait hesaptan para çekmek için gittiğinde istediği 1.000 TL’nin yanlışlıkla oğlu olan ...’nun hesabından çekildiğinin fark edilmesi üzerine bu para hemen hesaba yatırılıp eşi ...’in hesabından 1.000 TL çektiğini, 16.06.2009 tarihi itibariyle eşi ...’in hesabında en az 46.000 TL bulunması gerektiği halde bankada eşi adına hesap bulunmadığı söylendiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka nezdinde iddia edildiği gibi davacı ... adına 46.000 TL’lik hesap bulunmadığını, davacıların aile fertlerine ait birçok hesap bulunduğu için söz konusu meblağı da davacıların aile fertlerine ait diğer hesaplarla karıştırdıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı hesabındaki paranın davacının oğlu ...'nun hesabına aktarıldıktan sonra davacı adına olan 61182 nolu vadesiz mevduat hesabının kapatıldığı, ...'nun 86451 nolu hesabındaki paranın da yine ...'nun başka bir hesabına aktarılarak 86451 nolu hesabının kapatıldığı tespit edilmiş olup, bu hesaplara ait kapama dekontları dosyaya ibraz edilmemiş olsa da paranın aktarıldığı bu hesaplar üzerinde uyuşmazlık yaratılmamış bulunmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6607, K. 2013/21702, 29 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama