KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/6628 E., 2013/21353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2013 tarih ve 2012/17-2013/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Galata Enerji+şekil” ibaresinin 40. sınıfta enerji hizmetlerinde kullanılmak üzere marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından KHK 7/1-b uyarınca 3. kişiye ait 2002/25423 sayılı “GALATA” ibareli marka gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu karara itirazlarının ise, TPE YİDK tarafından reddedildiğini, markaların benzemediğini, GALATA ibaresinin herkesin kullanımına açık bir semt ismi olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu marka ile redde mesnet markanın tescil kapsamlarının aynı tür olduğu, ancak markalar arasındaki benzerliğin ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin “GALATA ENERJİ+şekil” ibareli marka tescil başvurusunu, “GALATA” ibareli markaya dayanarak, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddeden davalı TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca marka tescil başvurusunun reddedilebilmesi için, aynı veya benzer türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak daha önce tescil edilmiş ya da tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gereklidir. 556 sayılı KHK’nın 7/1–b bendinde belirtilen “aynı” olma; karşılaştırılan işaretlerin özdeş, birbirinden farksız, birebir aynı, taklit vb. olmalarını ifade eder.
Bunlara ek olarak, işaretlerin farklı renk veya büyüklükte olması, yazı karakterinin ya da tipinin farklılaştırılması gibi değişiklikler de “aynı” olma durumunu etkilemez. Hükümde geçen “ayırt edilemeyecek kadar benzerlik“ ise karşılaştırılan işaretler arasındaki farklılıkların, markanın kapsadığı mal ve hizmetin orta düzeydeki alıcı kitlesi üzerinde bıraktığı genel izlenimi itibariyle önemsenmeyecek derecede düşük olması nedeniyle aynı işaret gibi algılanmasıdır.
Bu bakımdan yukarıda da ifade edildiği gibi bir ayniyet veya ayırt edilmeyecek derecede benzerlik mevcut ise enstitü tarafından re’sen başvurunun reddine karar verilecektir.
Somut olayda, davacıya ait başvurunun kapsadığı mal ve hizmetler ile redde dayanak markaların kapsadığı mal ve hizmetler aynı olduğundan 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi hükmünün uygulanma koşullarından ilki gerçekleşmiştir. O halde maddenin uygulanmasının ikinci koşulu olan işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığı değerlendirilmelidir. Söz konusu markalarının aynı olmadığı kuşkusuzdur.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik hususuna gelince; dava konusu başvuruda “GALATA” ibaresi, esas unsur olup “ENERJİ” ibaresi ile bu ibare ile birlikte kullanılan şekil yardımcı unsur konumundadır. Redde mesnet markaların esas unsurunu da “GALATA” ibaresi oluşturmaktadır.
Şu halde davacının başvurusundaki yardımcı unsur konumunda bulunan ibare ve şekil ile oluşturulan farklılık, gözde ve kulakta bıraktığı intiba itibariyle marka başvurusunu redde dayanak gösterilen markalardan ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkartmamaktadır.
Diğer bir deyişle redde dayanak “GALATA” asıl unsurlu marka ile dava konusu başvuru arasında ürünlerin potansiyel alıcıları nezdinde 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, YİDK kararının yerinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/6628, K. 2013/21353, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama