KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/704 E., 2013/18338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.09.2012 tarih ve 2009/338-2012/495 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 payına sahip kurucu ortağı olduğunu, şirketin gerçek karının bilançolara yansıtılmadığını, şirket kayıt ve defterlerinin gerçeklere aykırı ve dayanaksız tutulduğunu, kurucu ortak olan ve nama yazılı pay sahibi olan müvekkiline genel kurul toplantısına davete ilişkin herhangi bir tebliğ işlemi yapılmadığı gibi ilanın da yapılmadığını, dava konusu 15.04.2005 tarihli genel kurulun 6. gündem maddesindeki şirketin amaç ve konusu ile ilgili ana sözleşme değişikliğinin ancak müvekkilinin de katılımı ile mümkün olabileceğini,
müvekkili olmadan şirketin amaç ve konusunda ana sözleşme değişikliğini yapılamayacağını ileri sürerek, davalı şirketin 15.04.2005 günü yapılan genel kurulundaki kararların yasaya aykırılık ve yok hükmünde olması nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yurt dışında olması nedeniyle genel kurul toplantısının tebliğ edilemediğini, genel kurul toplantısı tebliğ edilemeyen ve toplantıya katılmayan davacının iptal davası açamayacağını, dava dilekçesinde öne sürülen hususların gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin dönem kârlarını eksik beyan ederek pay sahibi ortakları dolayısı ile davacıyı zarara uğrattığı, bilançonun yanıltıcı ve usulsüz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/704, K. 2013/18338, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama