KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7076 E., 2013/11108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2010 tarih ve 2000/300-2010/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalıların dava dışı... Turizm Taşımacılık Limitet Şirketinin ortakları olduklarını, davalıların müvekkillerinin bilgisi ve imzası olmayan evraklar tanzim ederek usulsüz işlemler yaptıklarını, bu sebeple haklarında ceza mahkemesinde evrakta sahtecilik suçu sebebiyle dava açıldığını, şirkete ait otelin muvazaalı işlemle davalılardan ...’a kiraya verildiğini, şirketin borç altına sokulduğunu ileri sürerek, davalıların şirket temsilciliğinden el çektirilmesine ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ortaklar kurulu toplantılarında sahte imza atmak suretiyle karar alan kişilerin davacılar olduğunu, davacıların sahteliğini iddia ettikleri ortaklar kurulu toplantılarına ilişkin olarak sessiz kaldıklarını ve alınan kararların hiçbirinin içeriğinin davacıların aleyhine bir duruma ilişkin olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin idare ve temsil yetkisinin Türk Ticaret Kanununda düzenlendiği, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde davalılar hakkında açılan özel evrakta sahtecilik suçuna ilişkin ceza davasının zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davalıların kusurlu oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TTK 543'üncü maddesi gereğince dava dışı... Turizm Taşımacılık Ticaret Limitet Şirketine ortak ve idareci olan davalıların idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limitet şirket müdürlerinin görevden azli ve şirkete kayyım atanması istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili müvekkilleri ve davalıların dava dışı limitet şirketin ortakları olduklarını, müvekkillerinin bilgisi olmaksızın ortaklar kurulu kararları alındığını ve müvekkillerin imzalarının sahte olarak atıldığını ileri sürerek, davalıların şirket temsilciliğinden el çektirilmelerini ve şirkete kayyım atanmasını talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna karşın dosya kapsamı itibari ile davalılar ... ve ...'ın şirket müdürü olmadıkları, adı geçenlerin dava dışı limitet şirket ile tek bağlarının şirket ortağı olmaları olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece söz konusu kişilerin limitet şirket müdürü olmadıkları göz önüne alınmaksızın, idareci olduklarından bahisle idare ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 - Öte yandan her ne kadar davalılardan ...’ın şirket müdürü olduğu anlaşılmaktaysa da, adı geçen davalının şirket müdürlüğünden azline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı mahkemece yeterince incelenip değerlendirilmiş değildir.
Nitekim mahkeme karar gerekçesinde değinilen, zamanaşımı sebebiyle ortadan kalkan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası içerisinde mevcut bilirkişi raporunda, bir kısım ortaklar kurulu kararında davacılardan Ahmet’e ait imzaların sahte olduğunun belirtildiği ancak söz konusu sahteliğin davalı ... tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenemediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacı tarafın diğer iddiaları ve davalı ... vekili tarafından yapılan savunma üzerinde durularak, şirket müdürünün işlem ve eylemleri sebebiyle azlini gerektirir bir durum olup olmadığı duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken yüzeysel ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7076, K. 2013/11108, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama