KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7356 E., 2013/21315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2013 tarih ve 2011/91-2013/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Vekili,müvekkiline ait davalı banka nezdinde bulunan hesaptan müvekkilinin rızası ve bilgisi olmadan 09/09/2008 tarihinde internet bankacılığı ile önce 10.000,00TL, daha sonra 990,00TL olmak üzere toplam 10.990,00TL'nin diğer davalı ...'e ait Yapı Kredi Bankası nda bulunan hesabına EFT yapıldığını, hesabına EFT yapılan parayı ...'ün aynı gün içinde bankadan çektiğini, müvekkilinin rızası ve bilgisi olmadan müvekkilinin hesabına internet ortamında hukuka aykırı bir şekilde girilerek yapılan bu işlemden dolayı davalıların kusurlu olduğunu,
davalı bankanın bankacılık hizmeti sunumu ve güvenliğinin sağlanamaması açısından kusurlu olduğunu, müvekkilinin parası bankanın uhdesinde iken bankanın güvenlik zafiyeti nedeni ile müvekkilinin hesabından başkaları tarafından internet ortamından ulaşılarak olayın gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin 10.990,00TL maddi zararının olay tarihi olan 09/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/01/2013 tarihli celsede davalı ... Akgün hakkındaki davadan feragat ettiğini beyan etmiştir .
Davalı ... vekili, 09/09/2008 tarihinde davacı hesabından Yapı Kredi Bankası nezdinde ... adına açılan hesabına saat 13.49'da 10.000,00TL ve saat 13.51 de 990,00TL tutarında EFT yapıldığını, söz konusu ilk işlem için müşterinin sistemlerinde kayıplı cep telefonuna saat 13.48'de 6 haneli SMS doğrulama şifresi gönderildiğini ve gönderilen şifrenin saat 13.49'da sisteme doğru olarak girilmesinden sonra işlemin onaylanarak karşı bankaya gönderildiğini, yapılan diğer EFT işleminin aynı hesaba gönderildiği için ayrıca bir SMS doğrulama şifresi gönderilmediğini, yaşanan olayda Bankalarının sistemlerine herhangi bir saldırı tespit edilmediğini,
müşterinin şifre, parola ve cep telefonu sim kartının başkalarının eline geçmesinde Bankalarının herhangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığını,davacının kusuru nedeni ile kişisel kullanımındaki şifre ve parolanın başkasına geçmesi ve bu kişisel kullanımdaki şifrelerin özenle saklanmaması nedeniyle bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; Yapı Kredi Bankasından herhangi bir hesap açmadığını, kimlik bilgilerini kullanıp sahte nüfus cüzdanı çıkartarak başkasının hesabından para çekmediğini, nasıl çekildiğini de bilmediğini, kimlik bilgilerinin düzenlenmeside kullanılan nüfus cüzdanının sahte olduğunu, para alımında hesap açılımında kullanılan imzaların incelenmesi suretiyle ve her türlü delil ile ispatına hazır olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davalı bankanın olayın davacının kusurundan kaynaklandığını ispat edemediği, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, Elektronik İmza Kanununda belirtilen standartlara uygun şekilde şifreleme işlemi yapmadığı ve nitelikli sertifika kullanarak güvenliği sağlayamadığından kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı bankadan yönünden davanın kabulüne, davacının diğer davalı ... yönünden davasından feragat ettiği gerekçesiyle de bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7356, K. 2013/21315, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama