KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/7479 E., 2013/11009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2012 tarih ve 2012/510-2012/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacize itiraz eden vekili, müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, ancak kredi kat ihtarının müşterek kefil ve müteselsil borçlu olan müvekkiline tebliğ edilmediğini, kredi alacağının ipotek ile teminat altına alındığını, 28.04.2011 tarihi itibariyle müvekkilinin müşterek ve müteselsil kefil sıfatının son bulduğunu ileri sürerek, müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz kararı alan vekili, İİK. 265/1 maddesinde yazılı ihtiyati hacize itiraz sebeplerinin tahdidi nitelik taşıdığını, ihtiyati haciz talep edebilmek için borçluların temerrüde düşmesinin gerekli olmadığını, tesis edilen ipoteğin kefilin borçlarının teminatı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, İİK.'nın 265. maddesine göre ihtiyati haciza itiraz sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, ancak mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebileceği, bankaca bildirilen adreslere tebligat keşide edildiği gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacize itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Banka kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olan ..., aleyhine verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş olup, mahkemece yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiştir. İİK. 265. maddesine göre itiraz eden borçlu, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edebileceği gibi, mahkemenin de ihtiyati haciz kararı verirken İİK. 257 maddedeki ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini öncelikle değerlendirmesi gerekir.
İtiraz eden, kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesine göre müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Mahkemece asıl borçluya ihtarın gönderildiğine dair bir belge sunulmadığı ve diğer şartların ispat edilmediği nazara alınmaksızın, belirtilen madde kapsamında değerlendirme yapılmadan müteselsil kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi yerinde olmadığından, ihtiyati hacze itirazın bu kapsamda tartışılması, değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7479, K. 2013/11009, 28 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama