İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/7549 K.2013/10957

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2012/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava…

Esas2013/7549Karar2013/10957Tarih27 Mayıs 2013Okuma4 dk · 753 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2013/7549 E., 2013/10957 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2013
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

753 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2012/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 hissedarı olduğunu ve davalı şirketin 18.05.2012 tarihinde yapılan genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, genel kurulun davalı şirketin genel merkezinin bulunduğu yerde yapılmadığını, yönetim kurulu ve denetim kurulu ibrası işleminin usulsüz olduğunu, genel kurulda alınan sermaye arttırım kararının da pay sahiplerinin zarara uğratılması amaçlı olduğundan iptali gerektiğini, işletmenin devredilmesi,

işletme ve işletmelerin devralınması yönündeki genel kurul kararının da davalı şirket tacir sıfatını kaybedeceğinden ve yeni bina alımı ile yönetim kurulu üyelerinin seçimi ana sözleşmeye aykırı olduğundan iptali gerektiğini, ileri sürerek yasaya, usule ve anasözleşmeye aykırı bir şekilde davalı şirket tarafından 18.05.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararların iptaline, dava sonuna kadar ilgili kararların yürütlmesinin tedbiren durdurulmasına, dava sonuna kadar şirket yönetiminin kayyuma devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, ön inceleme duruşma tutanağının 7 nolu ara kararında, dosya kapsamına ve davanın niteliğine göre davacı yanın Genel Kurul Kararlarının icrasının durdurulması ve şirket yönetimine kayyum atanmasına ilişkin tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir talebinin reddi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalı A.Ş'nin genel kurul kararlarının iptali davası olup, davacı vekili, dava sonuna kadar ilgili kararların yürütülmesinin tedbiren durudurulması ve dava sonuna kadar şirket yönetiminin kayyuma devredilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ön inceleme duruşma tutanağının 7 nolu ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verilmiş, ancak bu karara ilişkin olarak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.

HMK’nun 391/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz İncelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir.

Bundan başka, ihtiyati tedbir kararının HMK’nun 391/2 maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin müstakil bir gerekçeli karar yazılmadığına göre, bu durum HMK’nun 391/2’ye aykırıdır. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen karar, bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.

Bu durumda, mahkemece, 05/02/2013 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK'nın 391/2 maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Bir dava içerisinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulması halinde, bu istemin reddine dair kararlar “ara kararı” niteliğinde olup bu nitelikteki ara kararlarının eğer infazı söz konusu değilse gerekçeli karar formatında yazılmasına gerek yoktur.

HMK’nın 391/2. maddesi ihtiyati tedbir talebinin kabulü haline, bir diğer söyleyişle infazı gereken ihtiyati tedbir kararlarına ilişkin olup ancak bu nitelikteki kararlarda bulunması zorunlu unsurlara işaret eden bir yasa maddesi niteliğindedir.

Bu nedenle, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararları bakımından da söz konusu yasa hükmünün geçerli olduğu kabul edilemeyeceği gibi HMK’nın 297. maddesindeki “hüküm” niteliğindeki kararlarda yer alması gereken unsurların bulunması gerektiğinden de söz edilemez.. Keza, HMK’nın Uygulama Yönetmeliği’nde de, bu nitelikteki kararlar bakımından, Daire çoğunluğunun aradığı nitelikte bir format öngörülmemiştir.

Elbette ki, Anayasa’nın 141/3. maddesi uyarınca mahkemelerin verdiği her türlü kararın ve bu arada ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararlarının da gerekçe taşıması gerekir. Yargıtay’ın müstakilen temyiz yolu açık bulunan ara kararı niteliğindeki ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararlar üzerindeki temyiz incelemesinin de söz konusu ara kararında da yer alması gereken işbu “gerekçe” üzerinden gerçekleştirilmesi gerekli ve yeterlidir.

Öte yandan, somut dava bakımından, temyize konu edilen söz konusu ara kararı taraf vekillerinin yüzüne karşı tefhim ve tevdi edilmiş bulunmakla, Tebligat Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca tebliğ işleminin de gerçekleştirilmiş olduğu ortadadır.

Tüm bu yasal, gerektirici ve mantiki nedenler karşısında, Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçesine katılmayı olanaklı görmüyorum. Ancak, mahkemece verilen ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararının Anayasa’nın 141. maddesine uygun bir gerekçe taşımadığı, mahkemece “dosya kapsamına ve davanın niteliğine göre” şeklinde belirtilmiş istemin reddine dair nedenlerin yasanın aradığı anlamda yeterli, doyurucu ve geçerli bir gerekçe olarak kabulünün mümkün olmadığı kanısında olduğumdan, istemin reddine dair kararın bu nedenle bozulması görüşündeyim.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/7549, K. 2013/10957, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7549
Karar No
2013/10957
Tarih
27 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/7549 K.2013/11908
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2013/7549 K.2013/9416
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/7549 K.2013/12153
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/7549 K.2013/9033
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/7549 K.2013/7548
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/7550 K.2013/8881

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.