KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/8329 E., 2014/13661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2014
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2011/378-2012/267 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar olunan ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.09.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... A.Ş. vekili Av. ... ile ihbar olunan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Şubesi’ne 05.11.1999 tarihinde 34.000 TL yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, 34.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile ... Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 34.000,00 TL’nin 05/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan kuruma karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan ...'nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından anılan kurumun temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ... A....ye karşı işbu davanın açılma nedeninin, bu banka tarafından devir alınan ... A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten anılan bankanın ... tarafından devir alındıktan sonra en son ... A....ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ... A....ye devredilen ...
A....nin eylemlerinden dolayı açılan işbu davada, bu bankayı devir alan ... A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8329, K. 2014/13661, 12 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama