KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/8703 E., 2013/12876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2010 gün ve 2007/247-2010/271 sayılı kararı onayan Daire’nin 03.07.2012 gün ve 2011/4087-2012/11751 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 04.12.1998 tarihinden beri iletişim cihazları, bilgisayar ve fotokopi makineleri de dahil büro makinelerinin üretim, satım ve kiralanması alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerinde “MAS” ibaresini ticaret unvanının ayırt edici unsuru ve markası olarak kullandığını, kırtasiyecilik sektöründe faaliyet gösteren davalının unvan benzerliğinden faydalanarak müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunduğu kanaatini oluşturmaya çalıştığını, ayrıca davalının tescilli markasının da kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini,
zira bu markanın müvekkilinin tescilsiz kullanımından kaynaklanan üstün hakkını ihlal ettiğini, ayrıca müvekkilinin ticaret unvanına dayalı olarak da söz konusu markanın 35.02 sınıf yönünden hükümsüzlüğünü isteyebileceğini, diğer taraftan davalının anılan sınıfta markasını beş yıl içinde kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 35.02 sınıf hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müvekkilinin adına tescil ettirdiği “MAS” ibareli markayı tescilli olduğu mallar üzerinde kesintisiz olarak kullandığını, bu markanın iddia edildiği gibi fotokopi makinelerinin kiralanması sınıfında tescilli bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davacının “MAS” ibaresini müvekkilinden izinsiz olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, davalının ticaret unvanındaki “MAS” ibaresinin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı-karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/8703, K. 2013/12876, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama