KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/9103 E., 2013/13406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 gün ve 2004/494-2011/153 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/03/2011 gün ve 2004/494-2011/153 sayılı kararı aleyhinde davacı ve davalılardan Ankara Valiliği İl Özel İdaresi Müdürlüğü vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalının müvekkili nezdinde Ticari Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerleri ile içerisinde bulunan emtianın...
Çarşıda meydana gelen yangın nedeniyle zarar gördüğünü, dört dükkan için sigortalıya toplamda 177.119,04 TL ödendiğini ileri sürerek, asıl davada bina maliki olan İl Özel İdaresi, yangının çıktığı jeneratörü çalıştıran işçi ... ile işvereni ..., birleşen davada ise sürekli enerji sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen Tedaş ve çarşıda parlayıcı, patlayıcı, yanıcı malzeme bulundurulmasına ve satılmasına izin verir şekilde ruhsat veren Büyükşehir Belediyesi'nin zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek,
177.119,04 TL'nin 29.01.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar İl Özel İdaresi, Tedaş, ... ve Büyükşehir Belediye Başkınlığı vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuş, davalılardan ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yangının çalışır durumdaki jeneratöre yakıt ikmali yapan işçinin özensizliği nedeniyle çıktığı, Tedaş'a izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, davalı ...
Belediyesine yönelik hizmet kusuru iddiasının idari yargının görev alanına girdiği, bina maliki İl Özel İdaresinin yönetici sıfatıyla gereken uyarıları yaptığı, elektrik kesintilerine karşı binaya jeneratör almasının düşünülemeyeceği, işçi ... ve BK 55. maddesi uyarınca ...'nin zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalılar ... ve ...'ye açılan davanın kabulüne, davalı İl Özel İdaresi'ne karşı açılmış davanın esastan reddine;
birleşen dava yönünden, davalı Tedaş'a karşı açılan davanın esastan, davalı ...'na açılan davanın ise yargı yolu yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili ve davalılardan Ankara Valiliği İl Özel İdaresi Müdürlüğü vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, ve davalılardan Ankara Valiliği İl Özel İdaresi Müdürlüğü vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
(M)
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalılardan Ankara İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine açtığı asıl davada, bu davalının, bina sahibi sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, bina sahibi, binanın yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Ancak, mücbir sebeb, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde, bina sahibi sorumluluktan kurtulabilir.
Dava konusu zarara neden olan yangının, binanın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, üçüncü kişinin ağır kusuru sonucu yangının meydan geldiği anlaşıldığından, mahkemece, zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle, asıl davanın davalısı İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekirken, Dairemizce karar davacı yararına bozulmuştur.
Bu nedenle, asıl davada davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/9103, K. 2013/13406, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama