KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2013/938 E., 2013/18361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/09/2012 tarih ve 2012/58-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı...İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ortağı bulunduğunu, diğer davalı ... Madencilik Petrol Ürün. İnş. Taah. Nak.
A.Ş'nin 2.000.000,00 TL bedelli iki adet senede istinaden toplam 4.000.000,00 TL asıl alacak için müvekkillerinin ortağı olduğu şirket aleyhine takip başlattığını, ödeme emrinin takibin başladığı gün borçlu şirket ortağına tebliğ edilip, borçlu şirket tarafından yasal sürelerden feragat edilmesiyle takibin kesinleştirildiğini, yine muvafakat üzerine borçlu şirketin TOKİ nezdindeki hakedişleri üzerine haciz konulduğunu, alacaklı şirketin hakedişler üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiğini,
12.12.2009 tarihli protokol ve ibraname ile borçlunun alacaklıya 250.000,00 TL ödemesi ile sözü geçen icra takibinin fazlaya ilişkin kısmından vazgeçildiğini, bu ödeme için kesin vade dahi tayin edilmediğini, tüm bu işlemlerin davalılar arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, vazgeçme ve ibraya rağmen icra takibinin derdest olduğunu, müvekkillerinin paylarının muvazaalı işlemler nedeniyle tasfiye edilmeye çalışıldığını ileri sürerek davalılar arasında ...1.
İcra Müdürlüğü'nün 2007/1783 (yenilemeden sonra 2009/245) Esas sayılı dosyasında 4.000.000,00 TL alacak borç ilişkisinin mevcut olup olmadığının, 12.12.2009 tarihli ibraname ve protokolden sonra anılan icra takibinin sürdürülmesinin haklı bir dayanağı bulunup bulunmadığının, davalılar arasındaki alacak-borç miktarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Madencilik Petrol Ürün. İnş. Taah. Nak. A.Ş vekili, davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu davada tespit talep edilemeyeceğini, menfi tespit davası açma süresinin dolduğunu, diğer davalının dava dışı Çimsa firmasından hazır beton aldığını, ancak Çimsa ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle betonların müvekkil şirket üzerinden temin edildiğini, bunun karşılığında senetlerin düzenlendiğini, takip esnasında TOKİ'nin ancak 525.000,00 TL ödeme yapılabileceğini belirtmesi ve borçlunun diğer mallarına haciz konulması üzerine TOKİ'deki alacakların üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını, bir kısım alınan çekler ve kısmi ödemeler nedeniyle diğer davalının halen 1.751.822,12 TL müvekkiline borçlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 362. maddesi uyarınca her pay sahibinin kar-zarar hesabı ile bilançonun bir suretini talep etme hakkının bulunduğu, 363. maddesi uyarınca da şirketin ticari defterleri ile belgelerini istedikleri zaman incelemelerine izin verilmese de genel kurul izni veya yönetim kurulu kararı ile inceleyebilecekleri, davacıların yönetim kurulu üyesi veya şirket temsilcisi olmayıp sadece pay sahibi oldukları, şirket adına dava açma haklarının bulunmadığı,
dava konusu davalılar arasındaki borç-alacak ilişkisinin mevcudiyetinin, icra takibinin devamının dayanağının, borç miktarının tespiti talepleri hakkında dava açma ehliyetlerinin olmadığı, bu anlamdaki husumet itirazının yerinde görüldüğü, davacıların şirketteki paylarının değerini azaltıcı muvazaalı işlemler yapıldığı iddiası açısından ise, bonoların tanzim tarihinin 15.12.2006 olduğu, davanın 02.03.2012 tarihinde açıldığı,
bu süre zarfında pek çok genel kurul toplantısının yapılmasının, bilanço ve kar-zarar hesabının, şirketin ticari, mali ve ekonomik durumunun, yapılan işlemlerin her iş yılı sonunda görüşülmüş olmasının kanunla düzenlendiği ve olası bulunduğu, davacıların ortakları olan şirketin icra dosyasında borçlu olup olmadığının ve miktarı hususunda burada bilgi edinmelerinin, ayrıca savcılığa şikayet ve usulü dairesinde hukuk davası açmanın mümkün bulunduğu,
tespit davası açmalarında güncel ve dava dilekçesinde belirtilen tehlikeyi ortadan kaldırıcı nitelikte bir hukuki yararlarının olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/938, K. 2013/18361, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama