KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/10437 E., 2015/7124 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2015
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2012/226-2014/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14.02.2011 tarihinde imzalanan protokol ile davalının sahip olduğu mermer ocağı işletme ruhsatının müvekkiline devri konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin yükümlülüklerinin bir kısmını yerine getirdiğini, diğer edimlerini de yerine getirmeye hazır olduğunu davalıya ihtaren bildirmesine rağmen davalının işletme ruhsatını dava dışı bir şahsa devir konusunda işlem başlattığını öğrendiklerini, davalının prtokole rağmen işletme ruhsatını üçüncü bir şahsa devir girişiminin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin büyük oranda maddi zararına neden olacağını ileri sürerek, davalının sahip olduğu mermer ocağı işletme ruhsatının müvekkili şirkete devrine(aynen ifasına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, gerekli malzeme teslimini yapmadığını, davanın dinlenemeyeceğini, davacının protokol şartlarını yerine getirmemesinin protokolün geçersizliği sonucunu doğuracağını, ortada geçerli bir protokol bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu sözleşmenin geçerli hale gelebilmesi için maden siciline şerh edilmesinin zorunlu olduğu, bu devrin.... tarafından yapılması gerektiği, sözleşme yapılmış olmasına karşın devre konu maden sahasının zilyetliğinin henüz davacı tarafa devredilmediği, davacının sözleşme gereğince yüklendiği edimlerin tamamını ifa etmemiş olması nedeni ile BK’nun 81 ( TBK 97) maddesi gereğince karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde öncelikli edim borcunu yerine getirmeyen borçlunun akdin ifasını talep edemeyeceği, dava konusu sözleşmenin ihbarla ve eylemli olarak feshedildiği, davacının feshedilen sözleşmeye dayanarak maden ruhsatının devrini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/10437, K. 2015/7124, 26 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama