KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/12588 E., 2014/18859 K.·Mahkemesi : İstanbul (Kapatılan) Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2014
- Tarihi
- 16/01/2014
- Numarası
- 2013/401-2014/15
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2013/401-2014/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin 12/07/2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, iyi niyet kurallarına ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek gündemin görüşülmesine geçilmesine ilişkin kararın ve bu karara değin alınan kararlar ile 1, 2, 3 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11/10/2013 tarihinde açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava genel kurul kararın iptali istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesine göre, iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Somut olayda iptali istenen genel kurul kararları 12.07.2013 tarihinde yapılan toplantıda alınmış, işbu dava ise, 3 aylık hak düşürücü süre geçirilmeden, 11/10/2013 tarihinde açılmıştır. Bu itibarla mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/12588, K. 2014/18859, 3 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama