KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/13017 E., 2015/9626 K.·Mahkemesi : Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Tarihi
- 11/03/2014
- Numarası
- 2012/111-2014/321
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2012/111-2014/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A. E. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı E.Holding A.Ş.'nin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin 14/01/2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı verildiğini ve yine aynı genel kurulda rüchan hakkı kullanacak ortaklara banka ismi ve hesap numarası bildirilmesine karar verildiğini, ancak bu toplantı üzerinden 10 ay geçmesine rağmen herhangi bir bildirim yapılmaması üzerine davalı şirkete ihtarname çekildiğini, davalı şirketin bu ihtarnameye 5 yıl sonra cevap verdiğini, gönderilen ihtarname kapsamından rüçhan hakkına ilişkin bildirimin ticaret sicil gazetesinde 2008 yılında yapıldığının anlaşıldığını,
yönetim kurulu üyelerinin kanuna aykırı davranışları sonucu müvekkilinin rüçhan hakkını kullanamadığını ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin rüçhan hakkını kullanmasını engelleyen yönetim kurulu işlem ve kararlarının hükümsüzlüğü ile yüzde 34,6 hisse payının müvekkiline iadesine, olmadığı takdirde 10.000 TL'nin tahsiline, ayrıca kanuna aykırı işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin eylemleri nedeniyle 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, diğer pay sahiplerinin rüçhan haklarını kullanarak sermaye taahhüdünde bulunmalarının üzerinden 6 yıl geçmesi nedeniyle davacının buna zımnen muvafakat ettiği, uzun süre bekledikten sonra dava açmasının dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığı, davacının ne şekilde zarara uğradığı ve zararın hangi kalemlerden oluştuğunun ispatlamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/13017, K. 2015/9626, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama