KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/15506 E., 2015/627 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2015
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2014 tarih ve 2012/48-2014/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 36. sınıfta tescilli “... ........” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 36. sınıftaki “.... ...” ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın.... tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkiline ait marka ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, başvurunun tescili halinde davalının müvekkiline ait markanın itibarından haksız yarar elde edeceğini, markaların kapsamlarında birebir aynı ürünlerin olduğunu ileri sürerek,.... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvuruya konu markasının davacının markasından farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin 2004/39607 sayılı ve "..." ibareli markasının başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf markalarının emtia listeleri aynı olmasına rağmen marka ve işaretlerin farklı olması nedeniyle ortalama tüketicilerin markaları ilişkilendirme olasılığı ve KHK m. 8/1-b anlamında iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığı, davalının 2004/39607 sayılı markanın esaslı ve tek unsuru "..." ibaresi olup davaya konu olan başvurunun esaslı unsurunun "...." ibaresi olduğu, markanın asli unsurunun muhafaza edilmediği, bu nedenle müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
27,70 H · 25,20 PH · 02,50 BH · 22/01/2015 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15506, K. 2015/627, 19 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama