KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/15939 E., 2015/5036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 gün ve 2012/11-2013/398 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/06/2014 gün ve 2014/4426-2014/11101 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşene davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, müvekkili ...'in "...", "..." "..." ibareli markaların sahibi olduğunu ve ilgili markaları lisans sözleşmesi ile ortağı olduğu diğer davacı şirkete kullandırdığını, davalı adına tescilli "..." ibareli marka ile müvekkilinin anılan markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, markalardaki esas unsurun "..." olduğunu, davacı markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının amacının bu tanınmışlıktan yararlanmak olduğunu, davalının ortağı olan dava dışı...'ın uzun yıllar davacı şirkette çalıştığını,
davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurup markaları ile benzer olan dava konusu markayı, kötüniyetli olarak, tescil ettirdiklerini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, markanın kullanılmasına ilişkin ve markaya tecavüzün önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri içerir ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının "..." ibareli markasıyla benzer olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar, asıl davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 11.06.2014 tarihli kararı asıl davada davacılar yararına bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15939, K. 2015/5036, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama