KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16075 E., 2015/4831 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 gün ve 2010/311-2012/226 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2013 gün ve 2013/12004-2013/22878 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada, davacılar vekilleri, müvekkillerinin ile davalının temsilcisi oldukları dava dışı ...'nin yapmayı üstlenip de tamamlayamadığı Kandıra ve Gölcük projelerinin müvekkilleri tarafından müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yaptırıldığını ve bedellerinin ödendiğini, üçüncü kefil olan davalı ...'ın ödeme yapmadığı için müvekkillerinin borçları 1/2 oranında eşit paylaşıp ödediklerini, rücu hakkı kapsamında müvekkillerinin yaptıkları ödemenin 1/3 miktarına ilişkin alacak için 3. kefil ... hakkında icra takibine geçtiklerini, davalının icra takibine itiraz ettiğini,
davalının itirazının tamamen kötü niyetli ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır. Asıl davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16075, K. 2015/4831, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama