KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16150 E., 2015/5440 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2015
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 gün ve 2012/20-2013/235 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/05/2014 gün ve 2014/3391-2014/9751 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava ve birleşen davada, davalıların işletmelerinde üzerinde TSE markası bulunan ... markalı kablo ürünlerinin satıldığının tespit edildiğini, 10 metre kadar kablonun 28.01.2011 tarihinde fatura karşılığında asıl dosya davalısı...'dan satın alındığını, yine, müvekkili tarafından görevlendirilen ve birleşen dosya davalısına ait işletmeye gönderilen personelin ... markalı üzerinde TSE ibaresi bulunan kablo ürünlerini satın almak istemesine rağmen personelin kimliğinden şüphelenilerek ürün satışı yapılmadığını, bunun üzerine personelin tutanak tutarak durumu tevsik ettiğini,
müvekkili kurum ile davalılar arasında TSE markasının kullanımı ile ilgili herhangi bir sözleşme yapılmadığını, buna rağmen davalıların müvekkili markasını taşıyan ürünün satışını yaptıklarını belirterek TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi'nin, TSE Markasının Sözleşme Akdedilmeksizin Kullanımı Başlıklı 10.2 maddesi uyarınca, her bir davalıdan 4.720,00 TL maddî 23.600,00 TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, markadan doğan haklara yönelik tecavüzünün durdurulmasına,
hükmün ilânına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ıslah talebinde bulunarak her bir davalıdan 7.620,00 TL maddî ve 28.320,00 TL manevî tazminatın tahsilini istemiştir.
Asıl dava davalısı ve birleşen dava davalısı vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 27.05.2014 gün 2014/3391 E, 2014/9751 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle asıl dava/birleşen dava davacısı ve birleşen dava davalısı yararına bozulmuştur. Asıl davada davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16150, K. 2015/5440, 17 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama