KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/16166 E., 2015/4626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2015
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 gün ve 2013/27-2013/200 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/06/2014 gün ve 2014/1193-2014/12464 sayılı kararı aleyhinde davalı Şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1942 yılından beri Hindistan'da yerleşik olarak ... ibareli marka ile ticari faaliyette bulunduğunu, anılan markanın birçok ülkede tescilli olduğunu ve tescilli olduğu ülke ve birliklerin hepsinde yoğun ve sürekli biçimde kullanıldığını, markanın 2009 yılından itibaren Türkiye'de de kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin ... ibareli markasının uzun süreli, yoğun ve büyük paralar harcanarak gerçekleştirilen tanıtım ile dünya çapında tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin 10.11.2010 tarihinde 7, 9, ve 11.sınıf ürünleri içeren, "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirkete ait "..." ibareli,
9 ve 11. sınıftaki ürünleri içeren 2007/36561 sayılı marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılmasına ilişkin itirazlarının da ... tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira ... ibareli tanınmışlık vasfı bulunan markanın sahibinin müvekkili olduğunu ve redde mesnet markanın kötüniyetle tescil ettirilmiş olduğunu ileri sürerek, başvurularının reddine dair ... kararının iptalini, davalı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin ... ibareli markayı kendisine ait bir lakaptan esinlenerek oluşturduğunu, davacının yabancı ülkelerdeki tescil ve kullanımlarından haberi olmadığını, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, marka hukukunda ülkesellik ilkesinin geçerli olduğunu, müvekkilinin tescili gerçekleştirdiği tarihte davacının Türkiye'de ticari faaliyetinin bulunmadığı gibi tanınmışlığının da olmadığını, müvekkilinin marka tescil başvurusuna karşı itirazda bulunmadığı gibi tescilden sonra beş yıllık süre içerisinde bir dava da açmadığını, müvekkilinin tesciline karşı sessiz kalarak hükümsüzlük davası açma hakkını yitirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı şirket vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16166, K. 2015/4626, 2 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama