KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/2761 E., 2014/5380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 gün ve 2012/7-2012/533 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/10/2013 gün ve 2013/3182-2013/18374 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı taraf aleyhine 23.11.2007 gün 2-3231-07 Esas nolu kararıyla 13.645.049,64 ... asıl ve 20.000 ... yargılama gideri olmak üzere toplam 13.665.049,64 ... olarak hüküm altına alınmış ve kesinleşmiş olan alacağın 'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın yapılan yargılaması sırasında müvekkilinin ... döndüğünü (16.07.2007) ve müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, kararda alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesine kefil olarak imza atmadığını, kredi sözleşmesinin tarafı olan ... isimli şirkete hiçbir zaman ortak olmadığını savunarak şartları oluşmayan tenfiz davasının reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davacı tarafça gerek dava dilekçesinin gerekse kararın davalıya usulünce tebliğ olunduğu yolunda delil sunulamadığı, davacı tarafından sunulan ve tercümesi yaptırılan evraka göre 19/11/2007 tarihinde yabancı mahkemede yapılan ve muhtemelen ön inceleme duruşması olan evraka göre davalıya tebligat yapılamadığı, tekrar tebligat çıkartılmasına karar verildiği ve davalı adına çıkartılan tebligat telgrafının 22/11/2007 tarihinde bila ikmal iade olunduğu, dolayısı ile davalıya tebligat yapıldığı ve kararın usulünce kesinleştiği yolunda kanaat verici delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/2761, K. 2014/5380, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama