İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/8712 K.2015/7227

Taraflar arasında görülen davada stanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2012/925-2014/10 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.04.2015 günü…

Esas2014/8712Karar2015/7227Tarih28 Mayıs 2015Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2014/8712 E., 2015/7227 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada stanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2012/925-2014/10 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.04.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ve davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yıllardır .....Müşterisi iken;.... davalı bankaya transfer olan davalı ... isimli banka görevlisinin,... sorumlusu olarak atandığını belirterek, müvekkilini .....i yapmak üzere ikna ettiğini ve 06.05.2010 tarihinde 191.000 TL tutarında hesap açıldığını, müvekkiline 05.05.2010 tarihli “.... ile EURO/USD 500.000 tutarında 07.05.2010, 03.08.2010, 19.08.2010 ve 14.09.2010 tarihli Opsiyon teyidleri ve bir takım belgelerin 21.04.2011 tarih itibariyle imzalatıldığını, 21.04.2011 tarihinde ise davalı Bankaya teslim etmiş olduğu 202.405 TL'sinin 107.425 TL'sini sözkonusu işlemler sonucunda kaybedildiğini,

21.04.2011 tarihi itibariyle bu işlemleri sona erdirecek imzaları atmadığı taktirde nakit tutarının tamamını kaybedeceği gibi ayrıca kredi borçlusu konumuna düşeceğinin bildirildiğini, bu olay nedeniyle davacının psikolojik travma yaşadığını, davacının 191.000 TL olarak açılan hesabının 107.425 TL'si kaybedilene kadar davacının haberdar dahi edilmediğini, davacının kültür ve eğitim düzeyi nedeniyle imzalatılan sözleşme ve teyidleri anlayabilmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını ileri sürerek, 107.425,00 TL maddi, 50.000 TL manevi zararının temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının sözleşme konusunu bilmediğine ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, anaparanın geri ödenmemesi gibi birçok farklı risk unsurlarının göz önünde bulundurulması gerektiğinin kendisine açıklandığını, müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğu olmayacağını kabul ve beyan ettiğini, her nedense davacının 07.05.2010 - 03.08.2010 ve 19.08.2010 tarihli opsiyon işlemlerini iptal etmediğini, bu işlemlere ilişkin primleri hiçbir itirazı

olmaksızın aldığını ve hatta son işlem olan 14.09.2010 tarihli opsiyon işleminden doğan prim alacağını da hiçbir itirazı olmaksızın kabul ettiğini, piyasada oluşan dalgalanma ve hareketliliğin müvekkili bankadan bağımsız olduğunu, davacı nezdinde oluşan zarardan bankanın sorumlu tutulabilmesinin hukuken imkansız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankanın açıklamasında yer alan müşteri konumunda/vasfında olmadığı, davalı banka tarafından yapılan bankacılık işlemleri ile davacının zarara uğratıldığı, davacının 06.05.2010 tarihinde 191.000,00 TL olarak açtığı vadeli mevduat hesabının 21.04.2011 tarihine kadar faiz kaybı olmadan devam ettiği, davacı zararının bu tarihten dava tarihi olan 17.10.2011 tarihine kadar oluştuğu, davacı tarafından toplam 18.589,00 TL opsiyon primi tahsil edildiği, davacının dava tarihine kadar toplam 111.096,00 TL ana para ve faiz kaybı olduğu,

böylelikle 92.507,00 TL maddi zararının oluştuğu, bu zararın oluşmasında banka çalışanının kusurlu bulunduğu ve iş veren olarak davalı bankanın da aynı kusuru paylaştığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılardan Bankanın kendi iç soruşturmasında dahi“müşterini tanı“ ilkesine uyulmadığının açıkça kabul edilmiş olmasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, bankacılık işlemi sonucu oluştuğu iddia edilen maddi ve manevi zararın davalı bankadan ve çalışanından tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki işlemin ticari iş niteliği taşıması ve dolayısıyla Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin 3095 sayılı Kanun'un 4489 sayılı Kanun ile değişik 2/2'nci madde hükmünde ticari işler için temerrüt faizi olarak öngörülen avans oranında temerrüt faizi istenmesi mümkün iken, davacı tarafın dava dilekçesiyle talep ettiği alacağına reeskont oranında faiz hükmedilmesi isteminde bulunması karşısında mahkemece de taleple bağlı kalınmak hüküm tesis edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Ancak, 3095 sayılı Yasa'nın 4489 sayılı Yasayla değiştirilen ve 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren değişik 1. maddesi hükmüne göre % 30 yasal faiz oranından vazgeçilerek, bunun yerine...'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranında faiz uygulamasına geçilmesi,

anılan Yasa'nın 2. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının birlikte değerlendirilmesinden anlaşıldığı üzere ve değişik 1. maddeye yapılan atıf nedeniyle ticari olmayan işlerden doğan para alacaklarında reeskont oranında temerrüt faizi istenebileceği, 2/f-2. maddesi hükmüne göre ise yukarıda belirtilen değişiklik tarihinden itibaren ticari işlerde.....'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi istenebileceği, daha sonra 5335 sayılı Yasayla 1. madde hükmünün yeniden değiştirildiği,

01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren hükme göre yasal faizin (ticari olmayan işlerde uygulanan temerrüt faizi) reeskont oranına göre belirlenmesi düzenlemesinden vazgeçilip, reeskont oranı tabirinin madde metninden çıkartıldığı ve bunun yerine artırılma-indirilme yetkisinin Bakanlar Kurulu’na bırakılan ve belli bir oranı ifade etmekte olan (önce % 12 iken,

01.01.2006 tarihinden itibaren %9) yasal faiz uygulamasına geçilmiş bulunduğu ve böylece 01.01.2000 tarihinden önceki dönemde ticari işlerde 01.01.2000-01.05.2005 tarihleri arasında ise ticari olmayan işlerde temerrüt faizine esas olarak uygulanan reeskont oranına yasa metninde yer verilmediği,

Yasa'nın 2/f.2. hükmünde “...ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir" denilmekte olup, istenebilir şeklindeki düzenlemenin para alacaklısının ancak avans faizi isteyebileceği böyle bir talep yerine somut olayda olduğu gibi reeskont faizi istemesi halinde avans faizinden vazgeçtiği ve artık ancak 2/f-l. hükmü yollaması ile aynı Yasa'nın l'inci maddesine göre yasal temerrüt faizi isteyebileceği anlamına gelmeyeceği, alacaklının talep hakkını tercih yönünden sınırlandırdığının kabulünün mümkün olmadığı, somut olaya dönüldüğünde davacının reeskont faizi talep ettiği, reeskont

faizinin....'nın reeskont işlemlerinde uyguladığı iskonto oranı olup, ....'nın yayınladığı orana göre belirlenmesinin mümkün olduğu ve varılan sonuca göre yasa metninde yer almasa da 01.05.2005 tarihinden itibaren davacının ticari işten doğan alacağı için avans faizi yerine reeskont faizi talep edebileceği gözetilerek, mahkemece açıkça alacağın avans oranını aşmamak üzere değişen oranlarda reeskont faiziyle tahsiline şeklinde hüküm kurulması gerekirken anılan hususun göz önünde bulundurulmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "....yasal faizi…" ibaresinin çıkarılarak yerine ".... avans faizini aşmamak üzere değişen oranlarda reeskont faizi …" ibaresinin konulmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.739,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/8712, K. 2015/7227, 28 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/8712
Karar No
2015/7227
Tarih
28 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/8713 K.2015/3913
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/8716 K.2015/3490
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/8717 K.2015/6801
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/8717 K.2015/6026
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/8718 K.2015/9676
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2014/8720 K.2015/17491

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.