KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/9166 E., 2014/16149 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2014
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2013/190-2013/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının "..." ibaresinin marka olarak tescili için davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, ancak davalının, başvuruyu "..." ibareli 2005/27340 kod numaralı markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca tüm emtialar/hizmetler yönünden reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da nihai olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvurularının başvuru tarihindeki 19.10.2011 tarihli "Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin" tebliğe uygun olduğunu, redde mesnet marka sahibi şirket ile davacı şirketin iştigal konularının farklı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, TPE YİDK'nın YİDK kararının verildiği tarihteki şartlara göre inceleme yaptığını ve inceleme tarihinde 19.10.2011 tarihli tebliğin yürürlükte bulunmayıp, 28.01.2012 tarihli tebliğin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının başvurusu ile redde mesnet markanın aynı ibareden oluştuğu, başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıfında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri' bir başka ifadeyle "mağazacılık ya da parekendecilik hizmetleri" belirli mallar ve sektörler bakımından sınırlandırılmış iken, redde mesnet 2008/29593 sayılı markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri' şeklinde,
yani "çeşitli malların" ibaresi kullanılarak ve herhangi bir sınırlandırma yapılmadan, bir başka ifadeyle tüm sektör ve malları kapsayacak biçimde tescil edildiği, dolayısıyla, davacıya ait başvuru, redde dayanak marka ile aynı olduğu gibi, kapsamlarındaki hizmetler de aynı veya aynı tür olup, somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engelinin gerçekleştiği, başvuru tarihinde mevcut ancak sonradan yürürlükten kalkan,
mağazacılık hizmetlerini belirli mallar/sektörler yönünden içeren yeni marka başvuruları ile aynı hizmetleri genel olarak içeren önceki markaların KHK'nın 7/1-b bendi anlamında kıyaslanmasında anılan hizmetlerin aynı veya aynı tür kabul edilmeyeceğine işaret eden 19.10.2011 tarihli tebliğin de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9166, K. 2014/16149, 22 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama