KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/9502 E., 2015/411 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2014 tarih ve 2012/39-2014/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakim.....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "........." ibaresinin marka olarak tescili için ....'ye yaptığı başvurunun, davalı şirketin "...." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine reddedildiğini, oysa markaların karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasında "...." ibaresinin ön planda tutulduğunu, ayrıca "..." ibaresinin ticari faaliyet alanını ifade ettiğini, bu ibarenin tek kişinin tekeline verilmeyeceğini ileri sürerek, ... ...'nın 16.12.2012 tarihli kararının iptaline ve müvekkili markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı.. vekili, kararın hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının markasının davacının markasında aynen yer aldığı, taraf markalarının aynı ve benzer hizmetlerden oluştuğu, markalar arasında yüksek bir benzerlik bulunmamakla birlikte malların ilişkili oldukları hizmetin aynı ya da aynı tür olması nedeniyle iltibas oluşma ihtimalinin arttığı, Yargıtay incelemesinden geçerek onanan .....
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/174 Esas sayılı dosyasında "......." markasının uydurulmuş bir kelime olduğu ve reklamcılık faaliyetleri için tasviri olmadığının kabul edildiği, yine Yargıtay denetiminden geçen...... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/281 esas sayılı dosyasında verilen kararda "..." harflerinin mutlak anlamda İngilizce "advertising" kelimesini çağrıştırmayacağının kabul edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9502, K. 2015/411, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama