KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2014/9634 E., 2014/17545 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2014
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2013 gün ve 2010/233-2011/550 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.03.2014 gün ve 2012/10947-2014/5006 sayılı kararı aleyhinde davalı şirketler vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlere istediği an geri alabileceği taahhüdüyle 26.606 DM yatırdığını, karşılığında kendilerine ortaklık durum belgesi verildiğini, kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların faaliyetlerinin mevzuata aykırı olduğunu, davalılar hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldığını, davalıların zararlarından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, şirkette ortaklığının bulunmadığının tespitini, 27.216,72 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkil şirketler arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, 6762 sayılı TTK'nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca hisse bedellerinin iade edilmesinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı şirketlerin ortağı bulunduğu, hisse senetlerinin hamiline hisse senedi oldukları ve bu senetlerin doğrudan davalı şirketten değil üçüncü kişilerden alındığı, davacının ortaklığının devren iktisap yoluyla kurulduğu, davacı tarafça davalıya ödünç para verildiğinin de kanıtlanamadığı,
bu durumda 6762 sayılı TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortağı olan davacının, hisse senetlerinin davalı şirket tarafından alınarak hisse bedellerinin ödenmesini isteyemeyeceği, öte yandan davacının ortaklık tesis edilirken iradesinin fesada uğratıldığı kabul edilse dahi 818 sayılı BK'nın 31. maddesinde öngörülen süre içinde davanın açılmadığı,
tüm bu hususların yanında davacının davalı şirkete ortak olduktan 10 yıl sonra işbu davadaki iddiaları ileri sürmesinin MK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirketler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalı şirketler vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirketler vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9634, K. 2014/17545, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama