KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/10112 E., 2015/10516 K.·Mahkemesi : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2015
- Tarihi
- 23/12/2014
- Numarası
- 2014/723-2014/723 D.İŞ
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2014/723-2014/723 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile asıl borçlu T. S. Müşavirlik A.Ş. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer borçluların da kredi sözleşmesinin müşterek ve müteselsil kefili olduklarını, kefillerden H. Ç. mirasçılarının terekenin resmi defterinin tutulması ve mirasın reddi talebinde bulunmuş iseler de bu durumun ihtiyati haciz talebine engel olmadığını, alacağın muaccel olduğunu, teminata da bağlanmadığını, kat ihtarına rağmen borçlarını ödemeyen borçluların mallarını kaçırma hazırlığı içerisinde olduklarını ileri sürerek, alacağı karşılayacak şekilde borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, H. Ç.mirasçıları tarafından tereke tespiti talepli açılan davada mahkemece, miras bırakan hakkındaki tüm takip ve satışların TMK'nın 625. m. gereğince davanın sonuçlanmasına kadar tedbiren durdurulmasına karar verildiği, mirasçılardan Halime, Emine ve Naciye tarafından da mirasın gerçek reddi davası açıldığı ve derdest olduğu,
TMK'nın 625. m. uyarınca terekenin resmi defterinin tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağı, bu süre içerisinde zaman aşımının işlemeyeceği, acele haller dışında davalara devam edilemeyeceği gibi, yeni dava da açılamayacağı, aynı Yasanın "kefalet borçlarından sorumluluk" başlıklı 630. m. uyarınca da, miras bırakanın kefaletten doğan borçlarının defterde ayrı bir yere yazılacağı ve mirasçıların, mirası kayıtsız ve şartsız kabul etmiş olsalar bile,
bu borçlardan terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi halinde kefalet sebebiyle alacaklı olanlara ne düşecek idi ise ancak o miktarla sorumlu olacakları bu itibarla, kefil H.
Ç. mirasçıları tarafından terekenin resmi defterinin tutulması istemi ile açılan davada tedbiren miras bırakan hakkındaki tüm takip ve satışların durdurulmasına karar verildiği ve TMK'nın 630. m. düzenlemesi karşısında H.Ç. mirasçılarının kefalet nedeniyle sorumlu oldukları miktarın terekenin tasfiyesi sona erdiğinde belirlenebileceği gerekçesiyle, H. Ç. mirasçıları yönünden koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine, T.S.Müşavirlik A.Ş., K. Otelcilik A.Ş., H..
A.., A.. A.. yönünden ise, borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği, rehin ile de temin edilmediği ve talebin İİK’nın 257. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle, kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10112, K. 2015/10516, 14 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama