KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/10828 E., 2016/5568 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/114-2015/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "..." olarak tabir edilen ürününün davalı tarafından sahte olarak piyasaya sürüldüğünü, yapılan aramada ürünün davalıda ele geçirildiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca hesaplanacak şimdilik 1.000 TL maddi, 7.000 TL manevi tazminatın suç tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikamet ettiği ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, market işleten müvekkilinin ürünü ... unvanlı pazarlamacıdan aldığını, sahte olduğunun davalı tarafından anlaşılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ceza davasında, davalının marka ihlali yaptığının kabul edildiği, CMK'nın 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, somut olayın şartları çerçevesinde 1.000 TL lisans bedelinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın 12.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, dava, marka hakkına tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup dava dilekçesinde markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi bulunmadığı gibi mahkemece de bu yönde bir hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/3. maddesi uyarınca davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen tutarı geçemeyeceği nazara alınmaksızın maddi tazminat talebi yönünden 2.200 TL maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru olmadığı gibi, davacının toplamda 8.000 TL tazminat talebinden 3.000 TL'sinin kabulüne, 5.000 TL'sinin reddine karar verildiği halde davadaki red/kabul oranı %30-%70 olarak kabul edilip yargılama giderlerinin %70'inin davalı üzerinde bırakılması da yerinde görülmemiş, kararın bu yönlerden davalı yararına bozulması gerekmiş ise de,
anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10828, K. 2016/5568, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama