İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/10964 K.2016/2695

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.05.2015 tarih ve 2014/551-2015/196 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.03.2016 günü hazır…

Esas2015/10964Karar2016/2695Tarih10 Mart 2016Okuma6 dk · 1.273 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/10964 E., 2016/2695 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.273 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.05.2015 tarih ve 2014/551-2015/196 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.03.2016 günü hazır bulunan davacı ... ve ... vekili Av. ..., davacı ... vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait mağazanın davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu sırada meydana gelen yangın neticesinde işyerinde büyük miktarda hasar oluştuğunu, davalı şirkete yapılan ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine hasar miktarı sigorta bedelinden fazla olduğundan oluşan hasar miktarından 5.095.273,37 TL ile 217.539,86 TL işlemiş faiz talebinde bulunularak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yangının şüpheli bir yangın olduğunu, bu nedenle yangın sigortası genel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, talebin poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabulü halinde ise davacı talebinin fahiş ve haksız olduğunu, gerçek zarar miktarını yansıtmadığını, sigortalının mal alımı yaptığı firmaların büyük kısmının sahte fatura düzenlediğini, davaya konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin de yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 4.722.980,12 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş olan 45.030,06 TL üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığından tarafların icra inkar tazminatlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi davacının iddia ettiği hasarın meydana gelmediğini, sahte faturalara dayalı olarak istemde bulunduğunu savunmuş; davacı vekili ise mal satın alımlarının gerçek olduğunu, faturalar karşılığının bankalar vasıtasıyla ödendiğini ve satın alınan malların nakliye firmalarına taşıttırılarak tesliminin yapıldığını iddia etmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamından önce davacının mal satın aldığı firmalardan sahte fatura düzenleyen firmalar ile ticareti terk ettikten sonra fatura düzenleyen firmalara ait faturalar esas alınmayarak toplam tutardan indirilmesi suretiyle tazminata hükmedilmiştir.

Davacının bu fatura bedellerini bankalar vasıtasıyla ödediği ve satın aldığı malları taşıtmış olduğuna ilişkin olarak ileri sürdüğü deliller ve bu konuda yaptığı itirazların incelenmemiş, bu konuda bir değerlendirmede bulunulmamış olması yerinde görülmeyerek, mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı tarafın, tazminat hesabında esas alınmayan faturalara ilişkin bedelleri bankalar vasıtasıyla ödediğine ve satın aldığı malları taşıttığına ilişkin olarak yaptığı itirazların ve bu konuda dayandığı delillerin incelenerek,

esas alınmayan mal faturalarının bedelinin ödenip ödenmediği ve satın alınan malların işletmeye teslim edilip edilmediği hususlarının incelenmesi ve sonucuna göre zararın tespiti gerekirken bu husus üzerinde durulmadan, dayanılan faturaların sahte olduğundan bahisle tazminat miktarından bu tutarların indirilmesinin yerinde olmadığı, yapılacak inceleme sonucu davacının itirazında haklı olduğu,

esas alınmayan fatura bedellerinin gerçek bir mal alımına dayandığı anlaşılırsa, bu kez de mal sigortalarında sigorta şirketinin poliçede teminat altına alınan riziko meydana geldiğinde poliçede yazılı tutarı ancak gerçekleşen zarar ölçüsünde ödemekle yükümlü olup, sigorta sözleşmesi ile sebepsiz zenginleşme sağlanması mümkün olmayacağından davacının sadece mal alımları değil, olay tarihine kadar ki gerçek mal satımlarının da nazara alınarak olay tarihindeki gerçek mal mevcudunun saptanması gerekeceği,

bu nedenle davacının olay tarihindeki mal mevcudu belirlenirken olay tarihine kadar olan satışlarının da sağlıklı bir biçimde tespit edilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarında stokta bu kadar mal bulunmasının olağan olmadığı, mal alımlarının yüksekliğine karşın satış miktarının çok düşük kaldığının tespit edilmesine göre bu durum hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bilirkişilerce zarar gören işletme ile aynı çevrede ve şehirde benzer faaliyette bulunan,

benzer ticari büyüklükteki işletmelerin satış rakamları da nazara alınarak davacının ticari hacmine uygun olarak yapabileceği makul ve hayatın olağan akışına uygun mal satışlarının ve satış rakamlarının da tespiti ile sonuçta olay tarihinde işletmede bulunması mümkün ticari mal mevcudunun gerekçeli ve denetime elverişli şekilde saptanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Dairemizce mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gerekli araştırmanın yapıldığı söylenemez.

Şöyle ki mahkemece bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda sahte fatura ya da muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğuna karar verilebilmesi için mükellefin söz konusu belgelerdeki mal ve veya hizmetleri gerçekten alıp almadığının ilave çalışmalarla (kaydi envanter, randıman, kayıt inceleme ve tespit gibi) desteklenmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, davada yangında zayi olan malların çöplüğe atıldığı,

depoda fiili envanter yapılmasının imkansız olduğu gerçeğinden hareketle davacının sahte fatura kullandığına hükmetmenin mümkün olamayacağı, bu konuda Vergi dairesinin düzenlediği vergi tekniği raporu ve sahte belge kullanıldığını gösterir rapor bulunmadığı, sigortalı ....'nin satıcılardan aldığı mal bedellerini bankalar aracılığıyla ödediği, sahte fatura ya da muheviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı iddiasının yersiz olduğu, ticaret ve sanayi odası başkanlıkları ile esanf odaları birliğinin yazı cevapları ile bankaların cevabi yazılarından sigortalı firmanın satış rakamının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

davacı vekilinin müvekkilinin yüksek miktarda mal satmak için Irak'lı bir tüccarla anlaşarak piyasadan mal alıp stokladığı, ancak daha sonra irtibatın

kesildiği,...'tak... nedeniyle yapılan anlaşmanın uygulanamadığı yönündeki beyanına göre stoklanan malın satışının yapılamadığı kabul edildiğinde ticari kayıtlarına göre 86.774.64 TL gibi düşük bir satış miktarının olabileceğinin kabulünün mümkün görüldüğü, böylece davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek hasar tazminatının 4.722.980,12 TL olduğu ifade edilmiştir.

Dairemiz bozma ilamına uyulmasıyla sigortalı tarafından faturalı olarak satın alınan malların teslim alınıp alınmadığı, banka ödemelerinin gerçek bir mal bedeli ödemesi olup olmadığı, satın alınan malların bedelleri ödenmiş ve gerçekten satın alana teslim edilmişse zarar miktarının tespiti için satın alınan mallardan ne miktarının satıldığının gerekirse emsal işyerlerinin satışları da araştırılarak belirlenmesi gerekmektedir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davada yangında zayi olan malların çöplüğe atıldığı, depoda fiili envanter yapılmasının imkansız olduğu gerçeğinden hareketle davacının sahte fatura kullandığına hükmetmenin mümkün olamayacağı, sigortalı....'nin satıcılardan aldığı mal bedellerini bankalar aracılığıyla ödediği,

sahte fatura ya da muheviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanıldığı iddiasının yersiz olduğu belirtilmek suretiyle sigortalı davacının defter ve kayıtları üzerinden kayıtlı mal faturalarına konu emtianın teslim edildiği ve bedelinin de satıcılara ödendiği kabul edilmişse de satıcı .....Tekstil'in yetkilisi olduğu bildirilen... davalıya hitaben düzenlediği yazısında...'ye mal satışının olmadığını, yapılan banka ödemelerinin de emanet para olduğunu belirtmiş olup bu belge değerlendirilmediği gibi, davacı sigortalıya mal teslimine dair olduğu bildirilen kargo evrakları içerikleri de araştırılmamıştır.

Yine davacı sigortalı tarafından satıcılar hesabına yapılan havalelerin akıbetleri araştırılmamış, satıcı fimalar tarafından kendi hesaplarına havale edilip edilmediği, şirket kayıtlarında yer verilip verilmediği gibi hususlar değerlendirilmemiştir. Böylece davacı tarafından gerçekten teslim alınan ve yangın tarihi itibariyle sigortalı işyerinde bulunan ve zarar gören emtia miktarının yeterli araştırmayla tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

Ayrıca zarar miktarının tespiti için satın alınan mallardan ne miktarının satıldığının belirlenmesi için işyerinin fiziki olarak alabileceği mal miktarı da araştırılıp tespit edildikten sonra satılan mal miktarının tespitinde emsal araştırması yapılması gerekirken, banka ve ticaret ve sanayi odası başkanlıkları ile esnaf odaları birliğinin yazı cevaplarından sigortalı firmanın satış rakamının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin müvekkilinin yüksek miktarda mal satmak için....'lı bir tüccarla anlaşarak piyasadan mal alıp stokladığı, ancak daha sonra irtibatın kesildiği,

Irak'taki kaos nedeniyle yapılan anlaşmanın uygulanamadığı yönündeki beyanına göre stoklanan malın satışının yapılamadığı kabul edildiğinde ticari kayıtlarına göre 86.774.64 TL gibi düşük bir satış miktarının olabileceğinin kabulünün mümkün görüldüğü görüşüyle yetinilmesi, yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10964, K. 2016/2695, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10964
Karar No
2016/2695
Tarih
10 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/10965 K.2016/4343
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/10966 K.2016/3568
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/10967 K.2016/4802
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/10968 K.2016/6647
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/10968 K.2016/3564
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10968 K.2016/4701

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.