KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/10984 E., 2016/5891 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2015 tarih ve 2014/422-2015/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1979 yılında kurulmuş Dünya çapında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ... başta olmak üzere Dünya'nın bir çok yerinde ... ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin çalışmaları neticesinde markanın tanınmış marka haline geldiğini, müvekkilinin davalı TPE nezdinde 9. sınıfta yer alan emtealar yönünden ... ibareli markasını adına tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurunun davalı şirketin itirazı üzerine davalı şirket adına tescilli ... ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle reddedildiğini,
müvekkilinin markaları ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verir düzeyde benzerlik bulunmadığını ileri sürerek TPE YİDK tarafından verilen 18.8.2014 tarih ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkil kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, markaların görsel ve sescil anlamda benzer olduğunu, başvuruya konu marka ile müvekkil markalarının tescil kapsamının örtüştüğünü, davacı markalarının yurt dışında tescilli olmasının markaların ülkesel niteliği gereği sonuca etkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuruya konu marka ile redde mesnet markalar arasında sescil, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, markaların tescil kapsamlarının örtüştüğü, markalar arasındaki farklılıkların ortalama tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, davalının redde mesnet markaları uzun yıllardır kullandığı ve belli bir bilinirlik seviyesine ulaştırdığı, başvuruya konu markanın tescili halinde davacı markasının bilinirliğinden haksız istifade edileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/10984, K. 2016/5891, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama