KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/11201 E., 2016/5662 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2016
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2015 tarih ve 2014/434-2015/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ..., ..., ... ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ... ibareli çok sayıda seri markasının bulunduğunu, davalının 02.11.2012 tarihinde "..." ibareli, 24, 25 ve 36/6 (24 ve 25. sınıf ürünler için) sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmî Marka Bülteni'nde ilân edilmesi üzerine iltibas ve tanınmışlık vakasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilli markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi,
onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibarını ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ile ... vekilleri; başvuru ile redde mesnet alınan markaların kapsamlarının farklı olduğunu ve karıştırmasının mümkün olmadığını, her iki kelimenin görsel, biçimsel ve anlamsal farklılığının ilk bakışta farkedildiğini, davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ibareli markasının televizyon yayıncılığında tanınmış olduğu, davalının ise bebek giyim sektöründe marka tescil başvurusunda bulunduğu, markaların tescil sınıflarının farklı olduğu, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, karıştırılma ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, tüketiciler tarafından markaların ayrı işletmelere ait olduğunun kolaylıkla farkedilebileceği, davacının markalarının imajından haksız yararlanmanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11201, K. 2016/5662, 25 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama