KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/11527 E., 2016/5251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- ........ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/04/2014
- Numarası
- 2003/94-2014/180
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ......... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 gün ve 2003/94-2014/180 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/03/2015 gün ve 2014/17535-2015/3717 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı B......
B.....'nun davalı banka ile imzalamış olduğu yazılı sözleşme uyarınca, davalı nezdindeki kiralık kasanın yasal kullanıcısı olduğunu, davacı B....'ün, kiralık kasasını açmak ve işlem yapmak üzere 28.01.2003 tarihinde bankaya gittiğinde banka kılavuz anahtarının kasa kilidini çevirmesine karşılık, davacıya verilen anahtarın kilidi çevirmemesi sonucu kilidin açılamadığını, ertesi gün banka çilingiri tarafından kasanın açıldığını ve kasanın içindekilerin yerinde olmadığının anlaşıldığını, kıymetli eşyalarının bulunduğu kasanın boşaltılması sebebiyle davacıların çok üzüldüklerini ileri sürerek;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 80.000,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da garanti yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3. maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve mücbir sebep sonuçlarından, ağır kusuru dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan T.. B..'nun davada davacı sıfatının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11527, K. 2016/5251, 10 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama