KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/12079 E., 2016/5958 K.·Mahkemesi : Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24/06/2014 gün ve 2013/53 - 2014/165 sayılı kararı bozan Daire'nin 04/05/2015 gün ve 2014/17647 - 2015/6324 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının başvurusu üzerine ....
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2012/107 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararıyla müvekkillerinden ...'nin markaya ve endüstriyel tasarıma tecavüz ettiğinden bahisle müvekkillerinin mallarının toplanmasına karar verildiğini, tedbir kararının bir haftalık hakdüşürücü süre geçtikten sonra infazının istenmesi nedeniyle kendiliğinden kalkmasına rağmen ihtiyati tedbirin uygulandığını, kararda yer almamasına rağmen ...'nin ayakkabılarının yanısıra, diğer müvekkili ...'nin de ürünlerinin toplandığını, yapılan yargılama sonunda kararın Yargıtay'ca bozulduğunu ve tedbir kararının kaldırıldığını,
davalının ihtiyati tedbir kararından sonra müvekkilleri hakkında satışları durdurduğu yönünde dedikodu çıkartarak haksız rekabet yaptığını ileri sürerek davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, şimdilik 15000'er TL maddi, 10000'er TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin endüstriyel tasarımına yönelik tecavüzün men'i için açılan davada alınan ihtiyati tedbir kararı uyarınca davalı tarafın yaklaşık 200 koli ürününden sadece 7 adetine el konulduğunu, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, ihtiyati tedbir kararından sonradan haberdar olduklarını, tedbir kararının uygulanmasında hukuksuz bir durumun bulunmadığını, tedbirin zamanında uygulatılması ile birkaç gün sonra uygulanması arasında davacıların zarar farkının bulunmadığını, ayrıca davacıların müvekkili için soyut olarak ve hiçbir somut delile dayanmayan dedikodu nedeniyle uğranılan zararlar şeklindeki iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12079, K. 2016/5958, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama