İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/12853 K.2016/3028

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 gün ve 2012/411-2014/443 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/06/2015 gün ve 2015/3128-2015/8431 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde…

Esas2015/12853Karar2016/3028Tarih17 Mart 2016Okuma4 dk · 824 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/12853 E., 2016/3028 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

824 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 gün ve 2012/411-2014/443 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/06/2015 gün ve 2015/3128-2015/8431 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ...'nin 04.01.1999 tarihinden itibaren davalı şirkette pay sahibi olup, müvekkili ...'nin şirket hissedarlığının ise, müvekkili ...'nin 200 hissesini devrettiği 15.06.2010 tarihinde başladığını, müvekkili ...'nin 04.03.2000 tarihli genel kurul kararı ile 40, 17.09.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile 100, 13.05.2002 tarih ve 2002/7 sayılı yönetim kurulu kararı ile satışa çıkarılan hisselerden 240 adet daha hisse satın alarak 340, 18.10.2003 tarihli sermaye artırım kararı ile 860 adet hisse satın alarak 1.200,

20.09.2005 tarih ve 2005/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile 578 adet hisse daha satın alarak toplam hisse sayısını 1.778'e çıkartığını, 08.09.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile....

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/385 Esas, 2003/64 Karar sayılı kesinleşmiş kararı gerekçe gösterilerek önce 240 adet hissenin iptal edildiğini, daha sonra müvekkilinin kendisine ait olan 200 adet hisseyi eşi davacı ...'ye devrettiğini ve 1.297 adet hissesi kaldığını ancak, davalı şirketin 10.08.2011 tarih ve 2011/5 sayılı kararı ile müvekkilinin 1.297 adet hissesinin bir anda 50 hisseye düşürüldüğünü ve karara ...

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/333 Esas, 2009/137 Karar sayılı kararı kapsamında 18.10.2003 tarihli sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptal edilmesini gösterdiğini, bu kararla müvekkilinin hissesinin bir anda 17.09.2001 tarih, 2001/9 sayılı yönetim kurulu kararı seviyesine çekilerek müvekkilinin 100 hisseye sahip olduğunu ve 50'sini de eşi ...'ye devrederek 50 hissesinin kaldığının belirtildiğini, müvekkilinin sermaye artırımı dışında satın alma yoluyla sahip olduğu hisselerinin görmezden gelindiğini oysa, müvekkilinin hissesinin 5000 hissede 678 olup, yüzdelik olarak %13,56 olduğunu,

davalının kasıtlı olarak müvekkilini zor durumda bırakmak için bu kararı aldığını zira, davalı şirket yönetiminin sermaye artırımı suretiyle elde ettikleri kendi hisselerini iptal etmedikleri gibi, bu hisseleri daha önce şirket hissedarı olmayan şahıslara satmak suretiyle bir kısım şahsı da şirkete ortak edip, kendi hisseleri ile bu şahısların hisselerini iptale tabi tutmadıklarını, yönetim kurulunun eşitlik, sermayenin korunması,

pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki haklarının kısıtlanmaması ve ihlal edilmemesi ilkelerine aykırı olan bu kararının batıl ve yok hükmünde olduğunu ayrıca, şirket yönetim kurulunun 08.09.2006 tarih, 2006/1 sayılı kararı ile kesinleşen mahkeme kararı

uyarınca müvekkiline ait 240 hissenin de bulunduğu 1.260 adet hisseyi hak sahiplerine iade ettiğini ve anılan kararla hisseleri azalan ortaklara yapılacak ödemenin gündeme alınmasına karar verildiğini ancak, 240 adet hisse karşılığı 24.000 TL'nin iadesine dair bir karar verilmediğini, butlanı istenilen yönetim kurulu kararını alan kurul üyelerinin de hisse iptalleri ile şirketle bir bağlarının ve yetkilerinin de kalmadığını, müvekkili ...'den ...'ye devredilen 200 adet hissenin de geçerli bir devir olup, korunması gerektiğini ileri sürerek,

10.08.2011 tarih, 2011/5 sayılı yönetim kurulu kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini, sermayesi 500.000 TL, nama yazılı hisse adedi 5000 olan şirketin yasal hisse dağılımının tespitini, müvekkillerinin ayrı ayrı hisse dağılımlarının tespitini, 08.09.2006 tarih, 2006/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile gündeme alınarak müvekkili ...'ye ödenmesine karar verildiği halde ödenmeyen 24.000,00 TL'nin 08.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini,

davalı şirket yönetim kurulunun hissedarlık sıfatı kalmayan kişilerden oluştuğunun tespiti ile şirkete kayyum tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 10.08.2011 tarih ve 2011/05 sayılı yönetim kurulu kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine yönelik talebin reddine, davalı şirketin hisse dağılımının şirket yönetim kurulunun 10.08.2011 tarih ve 2011/05 sayılı kararı ile 09.12.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanmış hali ile yasal olarak netleştiğinin tespitine, davacıların 09.12.2011 tarihi itibariyle hisse miktarlarının beheri 100,00 TL olan 50'şer adet olduğunun tespitine, 08.09.2006 tarih ve 2006/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacı ...'ye ödenmesine karar verilen 24.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.

Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-6100 sayılı HMK nın 390. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecek olması karşısında; davacı ... vekilinin 13/01/2016 tarihli dilekçesinde yer verdiği yapılacak olan davalı şirket genel kurulunun tedbiren durdurulması talebi hakkında, yerel mahkemece bir karar verilebilecek olmasına göre, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

2-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin yapılacak olan davalı şirket genel kurulunun tedbiren durdurulması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12853, K. 2016/3028, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/12853
Karar No
2016/3028
Tarih
17 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/12854 K.2016/2963
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12856 K.2016/3013
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/12856 K.2016/13751
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/12857 K.2016/2545
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/12857 K.2016/13355
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/12859 K.2016/3002

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.