KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/1516 E., 2015/6190 K.·Mahkemesi : Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ...
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2014 tarih ve 2013/204-2014/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra,
dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı derneğin 2010/75784 sayılı ve “...+Şekil ” unsurlu marka başvurusuna müvekkilinin 2008/36439, 199202 sayılı “....+Şekil ” unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK'nun 2013-M-2824 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markası ile müvekkiline ait markanın karıştırılma olasılığının bulunduğunu, müvekkili derneğin 1978 yılında kurulduğunu ve ... markasının sektörde tanınmış bir marka olduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla marka başvurusunda bulunduğunu,
davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2013-M-2824 sayılı kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüz sayılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı dernek vekili, müvekkili derneğin 2010’da kurulduğunu, müvekkilinin markası ile davacının markasının benzer olmadığını, markaların karıştırılma olasılığının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında görsel ve sesçil olarak yüksek düzeyli bir benzerlik bulunduğu, markaların bilinen anlamlarının bulunmayışı nedeniyle kavramsal karşılaştırma yapılamayacağı, tescil kapsamlarının aynı olduğu hizmetler yönünden başvuru markasının tescil olunmasının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında davacı markalarının karıştırılmasına yol açma ihtimalinin
bulunduğu, sair hizmetlerin amaç ve niteliğinin farklı olması farklı tüketici kitlesine hitap etmesi nedeniyle başvuru markasının karıştırılmasına yol açmayacağı gerekçesiyle TPE YİDK’nun 2013–M-2824 sayılı kararının 41. sınıf (01,02,03 ve 04 alt grup) hizmetler yönünden iptaline, davalı adına tescil olunan 2010/75784 sayılı markanın söz konusu alt grup hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1516, K. 2015/6190, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama