İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/15234 K.2016/4921

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2015 tarih ve 2014/444-2015/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2015/15234Karar2016/4921Tarih2 Mayıs 2016Okuma6 dk · 1.222 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/15234 E., 2016/4921 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.222 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2015 tarih ve 2014/444-2015/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ...'nın müvekkili davacı şirketin gayri resmi ortağı olduğunu, davalı şirket tarafından ... isimli diskonun ortaklarının anlaşamaması sebebiyle devredileceğini öğrenmesi üzerine davalı şirketten hisse almaya karar verdiğini, görüşmeler sonucunda müvekkili ...'nın davalı şirket ortaklarından ...'ın hissesini dava dışı kardeşi ... adına almaya karar verdiğini ve hisse devir sözleşmesi ile dava dışı ortak ...'ın davalı şirketteki hisselerinin dava dışı kardeşine devredildiğini, bu devir karşılığında kardeşi tarafından devreden ortağa ödemeler yapıldığını,

yine müvekkili ...'nın davalı şirketin diğer ortağı ...'ün banka hesabına hisselerin devri için dava dışı kardeşi ...'nın banka hesabından EFT ile ödemeler yaptığını, her şey yolunda iken davalı şirketin çoğunluk hissesinde sahip dava dışı ...'ün sorun çıkararak dava dışı kardeşine devredilecek hisseler için onay vermediğini ve tescil işlemlerini yapmadığı gibi hisselerini dava dışı ... ve ....'a devrettiğini,

bu arada davalı şirketin dava dışı ortağı ...'ın hisse devri için yetki verdiği dava dışı Abdi Yaltırık'ın dava dışı kardeşi ...'ya devrettiği ...'ın hissesini mükerrer satış olarak hali hazırda ticaret sicilinde davalı şirket ortağı gözüken dava dışı ...'e satış ve tescil yaptığını, müvekkili ... ile şirketin davalı şirket hisselerinin kendilerine devredileceği ve şirket ortağı olacağı inancıyla davalı şirketin borçları için çek vermek suretiyle veya nakdi ödemeler yaptığını, bu kapsamda müvekkili ... tarafından toplam 95.372,75 TL, müvekkili şirketin ise toplam 78.000,00 TL ödemede bulunduğunu,

bu bedellerin talep edilmesine rağmen ödenmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin müvekkili ... adına, 10.000,00 TL'nin ise müvekkili şirket adına davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyeti olmadığını, iddiaya göre dava dışı ...'nın hissedar olmasından kaynaklanan akdi bir ticari edimi onun yararına müvekkili şirkete karşı ifa ettiklerini, davanın sebepsiz zenginleşme davası olamayacağını, davacıların yaptıklarını iddia ettikleri ödemelerin müvekkili şirketle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davada ispat külfeti davacıda olup dava dilekçesinde belirtilen miktarlar itibariyle alacağın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı ...'nın sadece ....

İcra Müdürlüğü'nün 2011/2858 esas sayılı takip dosyasına 63.762,40 TL ödeme yaptığını banka dekontu ile kanıtladığı, diğer ödemeleri yazılı, somut ve inandırıcı bir delille kanıtlayamadığı, davacı şirketin ise davalıya ait borçları ödediğini yazılı, inandırıcı ve somut bir delille kanıtlayamadığı, ayrıca, davacının yemin deliline dayandığı halde 09.04.2015 tarihli duruşmada yemin delilini de kullanmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle, davacı ... tarafından davalı şirkete açılan davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından ....

İcra Müdürlüğü'nün 2011/2858 esas sayılı takip dosyasına yapılan 63.762,40 TL'nin ödeme tarihi olan 27.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve davacı şirket tarafından davalı şirkete açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

Davacının, aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir.

Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kesiminin dava edilmesi gerekir.(Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası, Ankara, 2011, s. 286).

Kısmi dava, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin birinci fıkrası “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.” ikinci fıkrası ise “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.” hükmünü amirdir.

Davacının, kısmi dava açabilmesi için, hukuki yararının olması şarttır. Hukuki yarar bir dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi gereğince, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece, kendiliğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunulmadığının araştırılması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalı şirketin borçları için yapılan ödeme miktarlarını tek tek sayarak, davacı ... tarafından toplam 95.372,75 TL, davacı şirket tarafından ise toplam 78.000,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürmüş, ancak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı yönünden ayrı ayrı 10.000,00 TL alacağın hüküm altına alınmasını istemiştir.

Dava, 20.06.2014 tarihinde ikame edilmiş olup, talep konusu bölünebilir bir alacak ise de, dava tarihi itibariyle, uygulama alanı bulan, 6100 sayılı HMK'nın 109/2. maddesi gereğince, davacıların, dava konusu talepleri “belirli” olduğundan kısmi dava açmakta hukuki yararları bulunmamaktadır. Bu eksiklik, hüküm verilmeden önce de ikmal edilmediğinden, davacılar tarafından davalı şirkete açılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiş ve hükmün davalı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/05/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş, Dairemiz çoğunluğunca, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 109/2. maddesi gereğince, talep konusu belirli olduğundan, davacıların kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, bu eksikliğin hüküm verilmeden önce de ikmal edilmediğinden, davacılar tarafından davalı şirkete açılan davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli olmadığı belirtilerek hükmün davalı lehine bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. HMK 114/1 h.

Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK 115/1.

Dairemiz kararında açıklanan bu yasal düzenlemeler konusunda her hangi bir tereddüt yoktur. Çözümlenmesi gereken husus, davacıların, somut olarak bu davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı belirlenmesidir.

HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin gerekçesinde, maddede belirtilen hukuki yarardan, ne anlaşılması gerektiği açıklanmıştır. Gerekçeye göre, burada sözü edilen hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında, hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç konumda değilse, onun hukuki yararından söz etmek mümkün değildir.

Şimdi bu gerekçeye göre somut olayı değerlendirdiğimizde, davacıların sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında, hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararlarının bulunmadığı veya davacıların hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç konumda olmadıkları söylenebilir mi, bu sorunun cevabını bulmak gerekecektir. Bunu söyleyebilmek için, dava açmadan da, davacıların, dava konusu ettiği hakkına kavuşmasının mümkün olması gerekir. Bu da mümkün olmadığına göre, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu kabul etmek gerekir.

Ayrıca, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz şeklindeki HMK'nın 109/2. maddesi, 6644 sayılı Yasanın 4. maddesi ile ilga edilmiş ve bu Kanun 11.04.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla, temyiz inceleme tarihi itibariyle, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağına ilişkin bu hüküm, yürürlükte değildir.

Somut olayda, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL talep edilmiş ve bu miktar harçlandırılmıştır. Harçlandırılan bu miktar yönünden davanın görülmesinde davacıların hukuki yararı bulunmaktadır

Bu nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının esastan incelenmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15234, K. 2016/4921, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/15234
Karar No
2016/4921
Tarih
2 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/15235 K.2016/6227
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/15236 K.2016/4715
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/15237 K.2016/4195
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/15237 K.2016/4320
  • Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/15238 K.2016/4193
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/15238 K.2016/7325

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.