KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/2035 E., 2015/7010 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2015
- Tarihi
- 11/09/2013
- Numarası
- 2013/51-2013/168
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/51-2013/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ''g. ac ö. c. g. uluslararası nakliyat servis ve tic. a.ş'' ve ''go go-l.g. operations local solutions+şekil'' ibare ve biçimli marakların sahibi olduğunu, davalının müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak biçimde ''go g.+şekil'' ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, markaların benzediğini, bağlantı kurulmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 36 ve 39. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili markalar arasında ortalama alıcıları iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının asıl ve ayırtedici unsurunun ''g.'' ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 36. ve 39. sınıflar bakımından ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir halini belirtmediğinden ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı markasında ''g.'' ibaresi yanında ''g.'' sözcüğünün bulunmasının ayırt edicilikte davacı markalarından yeterli derecede farklılık yaratmadığı,
iki işaretin işletmesel bağlantılandırmayı tesis edecek derecede benzer oldukları, davalı markasının davacı markalarının reklam gücünden haksız olarak yararlanacağı, davacı markasının ayırt edici gücünü zayıflatacağı, hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu, ancak hükümsüzlük kararlarının ilan olunamayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli markanın 36 ve 39. sınıfta bulunan hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2035, K. 2015/7010, 15 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama