KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/268 E., 2015/5472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2014 tarih ve 2013/162-2014/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ...Ltd.Şti. arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, dava dışı sigortalı şirketçe müvekkiline Nakliyat Emtia Poliçesi ile sigortalı olan emtiaların ...'dan ...'a nakledilmesi için davalılarla anlaşıldığını, ancak bir kısım emtiaların tahliye işlemi sırasında hasarlandığını, bu nedenle müvekkilince sigortalısına 04.10.2005 tarihinde 21.040.00 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.040.00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Ltd. Şti. vekili, diğer davalı...Hiz. A....nin ilk taşıyıcı olduğunu, müvekkilinin ise ara taşıyıcı olup onun da taşıma işini dava dışı ...Ltd. Şti'ne yaptırdığını, bu nedenle davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, sigorta poliçesinde mürtein olarak ... Bankası'nın gözüktüğünden, aktif husumetin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Hiz. A.Ş. vekili, taşımanın ...'dan Türkiye'ye fiilen kendileri tarafından gerçekleştirildiğini, gümrük ithalat işlemlerinin tamamlanmasından sonra emtianın antrepoya alınıp alıcı firmaya teslim edildiğini, ara nakliye esnasında oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirket ile diğer davalı arasında bir ilişkinin bulunmayıp alıcı tarafından görevlendirilen nakliye şirketi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve bozma ilamına göre, ... senedi dava dışı ... Ltd. Şti'ne ait ise de davalı ...Ltd. Şti. tarafından kesilen faturaların...Ltd. Şti. adına kesildiği ve ... Ltd. Şti'nce hasar tazminatının bu şirkete ödenmesine muvafakat ettiğinden, davacının dava açma hakkının olduğu, davalılardan ...Hizm. Tic.
A.Ş.'nin üst taşıyan, diğer davalının ise alt taşıyan sıfatını haiz olduğu emtianın araçtan boşaltılması sırasında aracın manevra yapmak zorunda kalması nedeniyle emtiaların düşmesi sonucu hasarın meydana geldiği ve boşaltma sırasında taşımayı gerçekleştiren aracın manevra yapması halinde emtianın hasara uğrayacağının düşünülmesi ve önleyici tedbirleri alması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.040.00 TL'nin 04.05.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Balnak A.Ş. vekilinin ve davalı... Ltd.Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin gerekçeli kararında sigorta şirketinin sigortalısına ödeme tarihinin 04.10.2005 olarak belirlenmesine rağmen, hüküm kısmında faiz başlangıcının 04.05.2010 olarak yazılması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/268, K. 2015/5472, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama