İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/3849 K.2015/11251

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2008/103-2011/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2015/3849Karar2015/11251Tarih28 Ekim 2015Okuma5 dk · 1.035 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/3849 E., 2015/11251 K.·Mahkemesi : ... Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ekim 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.035 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2008/103-2011/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı, ... tarafından işletilen toplu taşıma işinin davalı şirkete ihale edildiğini, davalı şirketin merkezinin ... olması nedeniyle şirketle ilgili işlerin merkezden takip edildiğini, müvekkilinin bazı şahıslarla birlikte davalı şirkete yazılı olmayan şekilde, karşılıklı, şifahi taahhütlerle ortak olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanının şirket merkezinin ... naklinin sağlanacağını, burada genel kurul yapılacağını, şirketin hisse dağılımının oluşacak genel kurulda düzenleneceğini beyan ettiğinden sifahi anlaşmaya dayalı bir ortaklı olup, 1 yıldan fazla bir süre davalı şirketin yönetimi, gelir-gider tablosu,

muhasebe işlemlerinin muhteviyatı ve takibi, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde yapılan görüşmeler ve sözleşmelerle herhangi bir ilişkisinin olmadığını, daha sonra davalı şirketi vekil olarak temsil ettiğini, ... tarafından davalının sözleşmesinin feshi akabinde şirketin temsilcilerinin ortadan kaybolduğunu, fesihten sonra şirketle ilgili evrakların tanziminde sahteciliğin olduğu, imzaların taklit edildiği,

düzmece ve taklit imzalarla genel kurulların yapıldığını tespit ettiklerini, davalı şirketin yetkililerinin yasalar karşısında mesuliyetten kurtulmak, vergi ve ... borçlarından muaf olmak için genel kurul ve yönetim kurulu toplantıları yaparak, dolandırıcılık maksadıyla teşekkül kurduklarını, 12/03/2007 tarihli genel kurul toplantısından haberdar olmadığı gibi, toplantıda bulunmadığını ve hiç bir evraka imza atmadığını, 12/09/2007 tarihli ...'nin ...

Sayfasında yayınlanan, 15/08/2007 tarihli şirket merkezinde toplanan yönetim kurulu toplantısında bulunmadığını, ..., no'lu karar, 14/08/2007 tarih, ...'lu karar, davalı şirketin ana sözleşmesinin tadilat metni olduğu belirtilen evrak, sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri şekliyle düzenlenen evrak, genel kurul toplantı tutanağı altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, ... hükümlerine aykırı düzmece evraklarla düzenlenen genel kurullarla davalı şirketin yönetim kuruluna da seçildiğini ileri sürerek,

davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının ve genel kurulların yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde belirtilen beyanlarla birlikte, müvekkilinin şifahi şekilde kurulan ortaklık için bir miktar parayı da şirketin o dönemdeki yönetim kurulu başkanına verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin 12/03/2007 tarihli genel kurul toplantısından haberdar olmadığı gibi, toplantıda bulunmadığını, hiç bir evraka imza atmadığını, 12/09/2007 tarihli ...'nin 628. sayfasında yayınlanan, 15/08/2007 tarihli şirket merkezinde toplanan yönetim kurulu toplantısında bulunmadığını, imza atmadığını, ... no'lu karar, 14/08/2007 tarih, 30'lu karar,

davalı şirketin ana sözleşmesinin tadilat metni olduğu belirtilen evrak sermaye artırımına iştirak eden pay sahipleri şekliyle düzenlenen evrak, genel kurul toplantı tutanağı altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ... hükümlerine aykırı düzmece evraklarla düzenlenen genel kurullarla davalı şirketin yönetim kuruluna da seçildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının ve genel kurulların yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı, davayı cevap vermemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıkları ve ayrıca, 12/03/2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısındaki imzaların sahte olduğuna dair yeterli, kesin ve inandırıcı belge ve delil sunamadıkları, imza asılları davacılara verilen süreler ve bütün yazışmalara rağmen temin edilemediğinden imza incelemesinin yapılmadığı, davalı şirkete imza asıllarının sunulması hususunda kesin süreli tebligat yapılmış ise de, imza asıllarının temin edilemediği,

davalı şirketin adresini terk etmiş olup, nerede olduklarının da bilinmediği kaldı ki, davacıların bu kesin sürenin bitimininden sonra imza asıllarının temini ve imza incelemesi yönünde oluşturulan ara kararlara ses çıkarmayarak davalı şirkete verilen kesin süreye rağmen imza incelemesi hususundaki ara kararlara zımnen müvafakat ettikleri bu doğrultuda işlemlere devam edildiği ve imza örneklerinin temin edilemediği ayrıca, davacıların 12/03/2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına dair imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadıklarının tespitini istedikleri ancak,

sonraki tarihli 16/08/2007 tarihli genel kurul toplantısında da yeniden yönetim kuruluna seçildikleri, buna dairde açılmış herhangi bir dava taleplerinin bulunmadığı, her halükarda dosya kapsamına göre yönetim kurulu üyeliklerinin devam ettiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir

Kararı, birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile hazirun cetveli ve ... kayıtları uyarınca davacının davalı şirketin ortağı olması, iradesinin de ortak olmak olup, bunun için para verdiğini de kabul etmesi karşısında, ortak olmadığının tespitine ilişkin talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, genel kurul kararlarının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının 12/3/2007 tarihli genel kurulun yanı sıra davanın reddine gerekçe yapılan 16/8/2007 tarihli genel kurulun da batıllığının tespitini talep ettiği anlaşıldığından mahkemece bilirkişinin bu konudaki yanılgılı değerlendirmesi nedeniyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Bu durumda, dava konusu her iki genel kurul tutanağının asılları ... ve ...'ndan getirtilmesi, bulunmadığı takdirde genel kurullar davalı şirkete ait olmakla asıllarının davalı şirkette bulunması gerektiğinden ve davacının ...'nın 370. maddesine göre yapıldığı anlaşılan bu genel kurul tutanakları ve hazirun cetvelindeki imzalarını inkar ettiğinden, imzaların davacıya ait olmaması halinde de bu husus genel kurulda alınan kararların batıl olması sonucunu doğuracağından, bu yönde davalı şirkete, davacının imzasını içeren,

dava konusu genel kurullara ait hazirun cetvellerinin asıllarının imza incelemesine esas olmak üzere mahkemeye ibraz edilmesi, verilen kesin süre içinde ibraz edilmemesi halinde davacının iddiası gibi, bu tutanaklardaki imzanın sahte olduğunun kabulü ile hüküm kurulacağının muhtıra ile tebliğ edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ''... tüm ticari defter ve belgelerinizi ve ayrıca tüm şirket ortakları/üye kayıt defterlerini, tüm şirket yönetim kurulu karar defterlerini, dava dilekçelerinde geçen hususlarla ilgili tüm belge ve defterlerin asıllarını ibraz etmeniz veya bulunduğu yeri açıklamanız,

aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağınız ve mazeretsiz ibraz etmemeniz halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davacıların dava dilekçesinde anlattıkları tüm iddiaların doğru olduklarını ve davalara konu belgelerin tamamının sahte olduklarını kabul etmiş sayılacağınız ve belirtilen bu sürenin de kesin süre olduğu ihtar ve tebliğ olunur'' şeklinde yapılan ihtar doğru olmadığı gibi, bilahare bu ihtara itibar etmeme gerekçesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3849, K. 2015/11251, 28 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3849
Karar No
2015/11251
Tarih
28 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/3849 K.2015/6836
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2015/3849 K.2015/32450
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/3849 K.2015/6915
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2015/3849 K.2015/4786
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/3850 K.2015/4286
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3850 K.2015/8686

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.