KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/3965 E., 2015/11132 K.·Mahkemesi : İstanbul (Kapatılan) 38. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2015
- Tarihi
- 04/03/2014
- Numarası
- 2012/138-2014/43
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 gün ve 2012/138-2014/43 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/12/2014 gün ve 2014/12474-2014/19443 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı; murisi M. O.'a ait A./G.
Şubesi'ndeki mevduatlarının 8.788.985.939.165 TL meblağa ulaştığını, söz konusu birikimin 30/05/2002 tarihinde tediye fişinde taklit imzalar kullanılmak suretiyle tamamiyle murisinin bilgisi dışında hesaptan çekilerek zimmete geçirildiğini, davalı bankaya mirasçı sıfatıyla başvuru yaptığında murisinin bu kadar parası olmadığı yönünde savunma yapıldığını, oysaki bunun gerçekçi olmadığını, davalı bankadan araştırma yapılmasını ve gerekli evrakların tarafına verilmesini istediğini, yapılan araştırma sonucunda söz konusu meblağın vadeli hesaba yatırılıp aynı gün çekilmiş olduğunun kayıtlarda göründüğünü,
bu hesap hareketi öncesi ve sonrasında gerçekleşen hesap hareketlerine ilişkin makul bir açıklama yapılmadan memurun sehven rakam hatası yaptığını ve bu hatanın murisin imzası ile onaylandığını telefonda tarafına ilettiklerini, Banka Teftiş Kurulu raporuna göre de 8.788.985.939.165 TL tutarındaki işlemin ilgili görevlinin rakam hatası yapması nedeniyle sehven gerçekleştirildiğinin, daha sonra da iptal edildiğinin ifade edildiğini, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi bu kadar yüksek bir meblağ ile bu şekilde işlemlerin bir memur tarafından yapılmasının da mümkün olamayacağı,
murisin birikiminin bankaca usulsüz işlemler yapılarak buharlaştırıldığı ve zimmete geçirildiğini ileri sürerek asıl alacağı 1.831.000 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 30/05/2002 tarihinden itibaren, TL mevduatlara uygulanan en yüksek banka faizi ile davalı bankadan tahsil edilerek tarafına verilmesine ve ilgili evraklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce değişik gerekçe ile onanmıştır. Davacı, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3965, K. 2015/11132, 27 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama