İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/3966 K.2015/13889

Taraflar arasında görülen davada......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2013 gün ve 2008/234-2013/129 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.10.2014 gün ve 2013/13391-2014/16503 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2015/3966Karar2015/13889Tarih24 Aralık 2015Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2015/3966 E., 2015/13889 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2015
Mahkemesi
—
Tarihi
23/05/2013
Numarası
2008/234-2013/129
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada......... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2013 gün ve 2008/234-2013/129 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.10.2014 gün ve 2013/13391-2014/16503 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davalıların müvekkili şirketin hisselerini 18.01.2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, buna göre Teknomobil GPS, GSM Mobil sözleşmenin yürürlük tarihinden önceki her türlü borç ve yükümlülüklerinin satıcılara ait olduğunu, şirkette çalışan tüm personelin iş ve vergi hukukundan doğan tüm haklarının ödenerek işten çıkarılıp, şirketin personelsiz olarak alıcılara teslim edileceğini, 25.01.2007 tarihinde yönetim kurulu toplantısında hisse devirlerinin kabul edilerek pay defterine işlenmesine karar verildiğini,

daha sonra yönetim kurulu üyesi olan davalıların bu görevlerinden istifa ettiklerini, hiçbir yetkileri ve sıfatları kalmayan davalıların şirketin hesaplarının bulunduğutalimat yazarak, şirketin 75.795,16 TL'sini 01.02.2007 tarihinde personelin tazminat ve diğer yasal haklarını ödemekte kullandıklarını, aradaki sözleşmeye göre bu ödemenin davalıların sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye temsilciliğini yaptığı . firması nezdindeki Kasım 2006, Aralık 2006 ve Ocak 2007 dönemlerine ait konuşma ücretleri borcunu ödemediklerini ileri sürerek, davalıların sorumluluğunda olan meblağların tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl davada davanın kısmen kabulü ile şirket hesaplarından haksız talimat yolu ile çekilen 75.795,16 TL, sözleşme hükümlerine göre davalı tarafça ödenmesi gerektiği halde davacının ödemek durumunda kaldığı 52.423,86 USD karşılığı olan 61.503,67 TL ve eksik demirbaş bedeli için 53.430 TL olmak üzere toplam 190.728,83 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, bu bedelin 147.298,83 TL'ye dava tarihinden, 43.430 TL'ye ise 29.03.2013 ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, birleşen

davada davanın kısmen kabulü ile evrensel hizmet bedeli olan 15.035 TL, 2006 yılı giderlerine katılım payı olarak ödenen 5.262,10 TL, Ocak 2007 dönemine ait muhtasar beyanname ile ödenen 9.235,85 TL, 2007 Ocak ayı SSK primi olarak ödenen 8.070,29 TL, kanuni defterlere 320 nolu hesapta kayıtlı borç toplamı olarak 5.194,88 TL, 2006 yılı ruhsatname ve kullanım bedeli olarak ödenen 24.308,37 TL ile tesis kullanım bedeli 7.221,32 TL olmak üzere toplam 74.327,81 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, bu alacağın 31.691,04 TL'ye 01.07.2008 birleşen dava tarihinden itibaren, 42.636,77 TL'ye ise 29.03.2013 ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.10.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Asıl ve birleşen dava, 18/01/2007 tarihli şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.10.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.

Sözleşmeler ilke olarak yalnız tarafları etkiler, onların leh ve aleyhlerine hak ve borç doğururlar; bununla birlikte, taraflar üçüncü kişi lehine de sözleşme yapabilirler. (Bkz. Prof. Dr. 998, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 6. baskı, sayfa 203.) İşte bir sözleşmede ifanın taraflarca üçüncü kişiye yapılmasının kararlaştırılmasına, üçüncü kişi yararına sözleşme denir.

Üçüncü kişi yararına sözleşmeden doğan borç üçüncü kişiye ifa edilir, vadettiren borcun üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Kural olarak üçüncü kişi yararına sözleşmeleri, eksik üçüncü kişi yararına sözleşme ve tam üçüncü kişi yararına sözleşme olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Aralarındaki temel fark ise eksik üçüncü kişi yararına sözleşmelerde üçüncü kişinin, sözleşme ile borç altına giren taraftan talepte bulunamamasına karşın tam üçüncü kişi yararına sözleşmelerde bunun mümkün olmasıdır.

Üçüncü kişiler yararına yapılan sözleşmelerin eksik ya da tam olup olmadığının tespitinde, sözleşmede bu yönde açık bir hüküm ya da anlatımın olması, bu yönde bir açıklık olmaması halinde ise sözleşme hükümlerinin amaçsal yorum ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davaya konu 18.01.2007 tarihli hisse devir sözleşmesinin 5.1 maddesinde davacı şirketin işbu sözleşmenin yürürlük tarihine kadar doğmuş ve doğacak olan her türlü borç ve yükümlülüklerinin davalı satıcılara, yürürlük tarihinden sonra doğacak her türlü borç ve yükümlülüklerin dava dışı alıcılara ait olacağı, ayrıca yürürlük tarihinden önceye ait şirket lehine doğacak alacaklar ile açılmış dava ve icra takiplerinin satıcılar tarafından yürütülmeye devam edileceği ve tahsil edilen tutarların davalı satıcılara ait olacağı, 5.2 maddesinde şirkette çalışan tüm personelin iş ve vergi hukukundan doğan tüm alacaklarının ödenerek işten çıkarılacağı,

şirketin personelsiz olarak alıcılara teslim edileceği, 5.8 maddesinde de satıcılar tarafından alıcılara ulaştırılan 01.10.2006 tarihli bilanço aktifindeki taşınır ve taşınmaz mallar ile hakların tamamının şirket mülkiyetinde bırakılacağı belirtilmiştir.Bu hükümler bir bütün olarak göz önüne alındığında, davacı şirket lehine yapılan bu düzenlemelerin, üçüncü kişi lehine olduğu, böylece sözleşmeyi bu yönü ile üçüncü kişi lehine sözleşme olarak nitelemek gerekir.

Tarafların ortak niyeti ve taraflar arasındaki menfaat dengesi karşısında, bu sözleşme tam üçüncü kişi yararına bir sözleşmedir.

Bu nedenle davacı şirketin 18.01.2007 tarihli sözleşmeye dayanarak, sözleşme kapsamında belirlenen dönemde davalılar tarafından ödenmesi üstlenilen ve davacı şirket tarafından ödenen borçları davalılardan tahsilini isteyebileceğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 30.10.2014 gün 2013/13391 Esas, 2014/16503 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına ve davalılar vekilinin incelenmeyen sair temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Ancak, mahkemece alınan 03.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalıların temsilcisi imzalı demirbaş listesi incelenerek sarf malzemeleri, hatalı işlemler, yapıdan ayrılması mümkün olmayanlar ayrılarak davacı şirketin talep edeceği demirbaş bedeli dava tarihi yerine inceleme günü rayiç değeri üzerinden tesbit edilmesi doğru görülmediğinden davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 30.10.2014 gün 2013/13391 Esas, 2014/16503 Karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmesine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3966, K. 2015/13889, 24 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3966
Karar No
2015/13889
Tarih
24 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/3967 K.2015/16027
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/3968 K.2015/16586
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/3970 K.2015/16028
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/3970 K.2015/5768
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2015/3970 K.2015/4992
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/3970 K.2015/21539

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.