KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2015/445 E., 2015/5400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2015
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 gün ve 2012/162-2013/154 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/09/2014 gün ve 2013/13723-2014/14021 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı .... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'nın yönetiminde, diğer davalının işlettiği deniz otobüsünün iskeleye yanaşırken kontrolden çıkarak iskeleye çarpması sonucu o sırada gemide yolcu olarak bulunan müvekkilinin halen ağrılarının sürmesine neden olacak şekilde yaralanmasına yol açtığını, olaydan kaynaklanan fiziksel etkilerin dışında müvekkilinin olay sırasında yaşadığı duygusal sarsıntı nedeniyle uzunca bir süre deniz otobüsüne binemeyecek derecede ruhsal olarak zarar gördüğünü ileri sürerek, 25.000 TL manevi ödencenin olay tarihi olan 14.09.2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin olayda kusurlarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının olay tarihi itibarı ile herhangi bir yaralamasının söz konusu olmadığı, olayın etkisi ile belinde ve bacaklarında ağrının meydana geldiği, hastanede bir gece kaldığı, ceza mahkemesince verilen beraat kararı doğrultusunda davalı ...'nın kazada kusuru olduğunun tespit edilemediği, ancak davalı şirketin kaza yapan deniz aracının sahibi olması sebebiyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacının kaza sırasında ve sonrasında yaşadığı stres ve sıkıntılar da dikkate alınarak takdiren 1.500 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak,
davalı ... hakkında açılan davanın kusuru ispat edilemediğinden reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kusursuz sorumluluk ilkeleri doğrultusunda kısmen kabulü ile takdiren 1.500 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı .... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.09.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı temyizinin reddi nedeniyle davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı .... vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden sonra karar düzeltme sınırı 11.540 TL'ye yükseltilmiştir. 18.09.2014 tarihinde temyiz incelemesi yapılan davada davacı toplam 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.500 TL'nin davalı şirketten tahsiline dair verilen karar Dairemizce onanmıştır. Karar düzeltme istemine konu miktar 11.540 TL'nin altında olduğundan davalı .... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/445, K. 2015/5400, 17 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama